Komalên Ciwan: Her Kürt gencinin temel görevi Önder Apo'yu özgürleştirmektir

Komalên Ciwan Koordinasyonu, "Kendisini özgürleştirmek isteyen her bir Kürt genci öncelikle Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için kendisini mücadeleye adamalıdır" dedi.

Komalên Ciwan Koordinasyonu tarafından yapılan yazılı açıklamada, "15 Şubat uluslararası komplosu üzerinden 25 yıl geçti. Uluslararası komplonun gerçekleştirilmesinde rol oynayan küresel kapitalist sistemin azgın ve kan içici devletlerini ve güçlerini 25 yılın birikmiş öfkesi ve nefretiyle lanetliyoruz. Komplonun zifiri karanlığını bedenlerini ateş topu haline getirerek aydınlatan ve Önder APO’nun etrafında ateşten bir çember oluşturarak direnişleriyle dünyayı şaşkına uğratan 'Güneşimizi Karartamazsınız' fedailerini bir kez daha özlemle ve hürmetle anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyoruz" denildi.

'ÖNDER APO İMRALI DUVARLARINI PARÇALAMIŞTIR'

Açıklamada şu ifadelere de yer verildi:

"Tarihin gelmiş geçmiş en vahşi ve trajik saldırısı 15 Şubat komplo saldırısıdır. Dünyanın her yerinden 34 devlet en aşağılıkça pazarlıklar sonucu anlaşıp el ele vererek komployu tezgahladılar. İğrenç çıkarlarından başka hiçbir şeyi düşünmeyen, ahlak, adalet, şeref, haysiyet gibi insanlık değerlerinden zerre kadar nasibini almayan komplocular Önder Apo’yu derdest ederek İmralı işkence ve tecrit sistemine adeta zincirlediler. Halkının bir avuç özgür vatan toprağında özgürce yaşayabilmesi amacı dışında başka hiçbir şey istemeyen, bunun dışındaki yaşamı kendine haram sayan Önder Apo’ya dünyanın zalimleri bir olup esareti reva gördüler. İmralı Kürdün yeniden ağır bir soykırım cenderesi içerisine alınmasının sembolüdür. 25 yıldır Önder APO şahsında Kürdün özgürlük ruhuna ve duruşuna karşı mutlak bir tecrit ve ağırlaştırılmış bir işkence sistemi yürütülmektedir. Kürt, İmralı Sistemi ile 50 yıl önce olduğu gibi tekrardan sömürge mezarlığına gömülmek istendi. Ölüm döşeğinde inleyen, celladına sevdalı, kendi gerçeğine hain, Kürtsüz bir Kürtlük icat edilmeye çalışıldı.
Çeyrek asırdır İmralı da Önder APO’ya uygulanan korkunç saldırılar tarihin hiçbir döneminde hiçbir insan evladına karşı uygulanmamıştır. Hiçbir insan psikolojisi İmralı’daki tecrit ve işkenceye dayanamaz. 25 yılın her bir anında faşist düşmanın kendi deyimiyle öldürmekten beter eden politikalar sürdürülmüştür. Son 3 yıldır da tüm dünya ile iletişimi tamamen kopartılmış, tecrit içerisinde tecrit biçiminde sözcüklerle ifade edilemeyecek bir TC tipi faşizm yürürlüktedir. 25. yılın sonunda dost da düşman da görmektedir ki bu vahşet ötesi saldırıların Önder APO gerçeği karşısında elde ettiği hiçbir sonuç yoktur. Saldırılarla Önder Apo hakikatinin geri adım atması, sınırlanması ve etkisizleşmesini bir yana bırakalım kayada açan çiçek misali her geçen gün büyüyerek İmralı duvarlarını parçalamış ve kendisini tüm ezilen insanlığa ulaştırmasını bilmiştir.

İmralı soykırım sisteminde bırakalım direnmeyi nefes alıp vermek bile zorun zoru durumundadır. Yürütülen savaşı da böyle anlamaya çalışmak en doğrusudur. İmralı’da yürütülen savaş kaba fiziki bir savaştan çok ötededir. İki ideolojinin, iki paradigmanın, iki sistemin ve iki yaşam tarzının tarihsel toplumsal devasa kapışmasıdır. İmralı rejimi ile küresel sistem ideolojik hegemonyasını zaferle taçlandırmak istedi. Önder APO buna karşı özgürlük duruşunda ısrar etti, her geçen gün daha fazla yoğunlaşmalarını derinleştirdi ve devrimsel gelişmeler yarattı. Kör bir kuyuyu andıran İmralı tabutluğunda umutsuzluğun, inançsızlığın kol gezdiği bir atmosferde, hiç kimsenin aklının ucuna bile gelemeyecek zorluklar içerisinde emsalsiz bir direnişin destansı bir örneği oldu. Bununla sadece faşist soykırımcı düşmanı ve arkasındaki küresel güçleri kahretmekle sınırlı kalmadı. Aynı zamanda çaresizlik içerisinde kıvranan insanlığa umut ışığı oldu, direnme gücü verdi, özgürlük kaynağı haline gelerek küresel bir özgürlük önderi düzeyine ulaştı.

'TEMEL GÖREVİMİZ ÖNDER APO GERÇEĞİNİ DOĞRU ANLAMAKTIR'

Kurdistan gençliği olarak en temel görevimiz Önder APO gerçeğini doğru anlamaktır. Çeyrek asırdır esaretin en katlanılmaz olanına karşı tüm benliğini siper eden, tüm varlığını halkımızın özgürlük davasına adayan bunun için kendinde olan herşeyi bizlere veren Önder APO gerçeği anlaşılmadan hiçbir şey doğru anlaşılamaz ve doğru yaşanılamaz. 25 yıldır esaret altında tutulan esasta Kürdistan gençliğidir. İmralı sistemi devam ettiği sürece yeryüzündeki hiçbir Kürt genci özgür olduğunu iddia edemez, özgür yaşayabileceği yanılgısından kurtulamaz. Özgürlük insanlık tarihi boyunca hiçbir zaman fiziki özgürlüğe indirgenmediği gibi bu kadar basit ve sahte yaklaşımlara da girilmemiştir. Önder Apo yarım asırlık özgürlük yürüyüşüyle bunu defalarca ispatlamıştır. Bugün yeryüzünde yaşayan en özgür insan Önder APO’dur. İmralı esareti bu gerçeği değiştiremeyeceği gibi etkisini de zayıflatamadı, zayıflatamayacaktır. 10 Ekim’de Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için küresel çapta ilan edilen özgürlük kampanyası bu gerçeğin en net ifadesi oldu. Tüm yerküre Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için tarihte eşine az rastlanır bir uluslararası mücadele startı verdi. Önder Apo’nun düşünceleri, paradigması, yaşam felsefesi ve tarzı bugün insanlığı yürüten, mücadele eden ve özgürlük için direnişe sevk eden küresel bir rol oynamaktadır. Bu duruşun en fazla da Kürdistan gençliği tarafından doğru anlaşılması Önder Apo’ya karşı boyun borcumuzdur.

Kendisini özgürleştirmek isteyen her bir Kürt genci öncelikle Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için kendisini mücadeleye adamalıdır. Özgürlüğün kıblegahı Önder Apo’dur. O zaman halkının, kadınların, gençlerin ve tüm insanlığın özgür olmasını isteyen her bir genç adeta bir maraton koşucusu misali Önder Apo hakikatine koşmalıdır. 25 yıldır en olmaz denileni en imkansız koşullarda, dayanılması imkansız saldırılar altında olur yapan, tarihin akışını değiştiren, uluslararası zulüm sisteminin tüm karanlık ve kirli planlarını altüst eden Önderlik duruşu, direnişini ve ruhunu anlayarak yaşamak ve mücadele etmek temel yaşam felsefemizdir. Bunun dışında bir yaşamı yaşamak ve tercih etmek esaretin gölgesinde özgür bir köle olmayı kabul etmek olacaktır. Kürdistan gençliği komplo ve esaretle dünyaya gözlerini açmış olabilir fakat hiçbir zaman düşmanın istediği gibi bir genç olmayacaktır. Sistemin zehirli yaşam tuzaklarına düşmeyecek, bir aş, bir eş ve bir maaşla aldanmış ve aldatılmış bir yaşama geçit vermeyecektir. Önder Apo nasıl ki tüm yaşamını anlamlı ve amaçlı bir yaşamın hizmetine koyarak tüm sistem saldırılarını püskürtmüşse Kürdistan gençliğinin de bu çizgiye göre yaşaması ve mücadele etmesi zafer için şarttır.

'BAŞARI ÖLÇÜSÜDÜR'

Önder Apo’nun düşünceleri ve paradigması en fazla Kürdistan gençliği içindir. Herkesten daha fazla, daha derinlikli, daha ayrıntılı okuması gereken, inceleyerek anlaması gereken Kürdistan gençliğidir. Önder Apo’nun yaşam ve mücadele tarzını en fazla öğrenmesi gereken de Kürdistan gençliğidir. Sadece okumak ya da sempati duymak da değil. Bu düşüncelerin ve yaşam tarzının hayata geçirilmesi için canla başla çalışılmalı, özgürlük davasının kilometre taşı haline getirilmelidir. Şu gerçeği çok iyi bilmeliyiz ki komploya ve esarete karşı en büyük intikam eylemi Apocu hakikatle bütünleşmekten geçer. Apocu hakikati kuşanmış bir gençlik hiçbir zaman zaptedilemez, durdurulamaz, engellenemez. 25 yıldır Önder Apo’yu tecrit altında tutan faşist düşmanın en büyük stratejisi Apocu hakikatin yayılmasını önlemektir. O zaman nasıl ki tüm dünyada dostlar öncülüğünde küresel bir özgürlük kampanyası başlatılarak tarihi bir adım atılmışsa Kürdistan gençliği de kendisini bu kampanyanın öncü gücü olarak görerek 2024 yılına damgasını vuracak bir direniş içerisine girmelidir. 15 Şubat komplosuna verilecek en büyük cevap bu olacaktır.

Önder APO’nun fiziki özgürlüğü tüm Kurdistan gençliği olarak her birimiz açısından başarı ölçüsüdür. Önder APO’nun esir tutulduğu İmralı tecrit ve işkence sistemi yerle bir edilmeden, bu sistem ortadan kaldırılmadan hiç kimse günahkar pozisyonundan çıkacağını düşünmemelidir. Özgür bir yaşam olacaksa ya Önder Apo’yla olacak ya da hiç yaşanmayacak ve yaşatılmayacaktır. Bu temelde Kurdistan Gençlik Hareketi Komalên Ciwan olarak tüm Kurdistan gençliğine çağrımız şudur: Önder Apo’nun hakikatiyle bütünleşelim, 15 Şubat Kara Gün’ünü 25 yıllık intikam öfkesiyle düşmanın kara gününe çevirelim. Bakur’daki büyük özgürlük eyleminden Avrupa’daki milyonluk Köln yürüyüşüne kadar Kurdistan gençliği olarak komploya karşı eylemlerde en ön saflarda yer alalım, Kürdistan gençliğinin fedai ruhuyla Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü sağlayıncaya kadar direniş ve mücadele kesilelim."