TEV-ÇAND Avrupa, Tiyatrolar Günü’nde şehit sanatçıları andı
Kültür hareketi TEV-ÇAND Avrupa, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, şehit Yekda Herekol (Erdoğan Kahraman) şahsında tüm şehit sanatçı yoldaşlarını andı.
Kültür hareketi TEV-ÇAND Avrupa, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, şehit Yekda Herekol (Erdoğan Kahraman) şahsında tüm şehit sanatçı yoldaşlarını andı.
Yazılı bir açıklamada bulunan TEV-ÇAND Avrupa, “Mart ayı Kürt halkı için demokrasi ve özgürlük mücadelesinin canlılığı ve yüceliği ile dolu bir aydır. Başta özgür yaşamı ifade eden Newroz olmak üzere, bu yaşamın yaratıcıları şehitlerimizi andığımız kahramanlık haftasının içinde olduğu aydır. Dünya halkları açısından da, 8 Mart Emekçi Dünya Kadınlar Günü ve Dünya Tiyatrolar Günü ile de anlamlı bir zaman dilimini temsil eder” dedi.
Açıklamada devamla şu ifadeler kullandı:
“Her yıl 27 Mart, Dünya Tiyatrolar Günü olarak kutlanıyor. 27 Mart’ta tiyatronun toplum içerisindeki rolü ve önemi her zamankinden daha çok tartışılıyor. 27 Mart’ın biz Kürt Halkı için çok farklı bir anlamı vardır. Bu anlamı yaratan insan, Yekda Herekol (Erdoğan Kahraman) dur. 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü aynı zamanda Yekda arkadaşın şahadet günüdür. Avrupa da yaşayan Mezopotamya Demokratik Kültür Sanat Hareketinîn emekçileri olarak bugün vesilesiyle Şehit Yekda Herekol şahsında, özgürlük mücadelemizde şehit düşen tüm arkadaşları özelde de tüm şehit sanatçı yoldaşlarımızı saygıyla ve minnetle anıyoruz. 27 MART dünya tiyatrolar gününün kutluyoruz.
Ş. Yekda arkadaş 27 Mart 2004’de Suriye’nin Halep kentinde, Önderliğimiz üzerindeki tecridi ve Rojava da ki halkımızın uğradığı saldırıları, yine bu saldırılar karşısında yaşanan duyarsızlığı protesto etmek için bedenini ateşe vererek, devrimci sanatçı tavrını ortaya koymuştur. Kürt halkının ve özgürlük mücadelesinin yarattığı toplumcu duruşun sanatsal ifadesi olan Ş. Yekda arkadaş, dünya tiyatrolar gününde yaptığı bu eylemiyle tüm kültür ve sanat faaliyetlerimizin devrimci çizgisinin sembollerinden olmuştur. O nedenle demokratik toplumun kültür emekçileri ve sanatçıları olarak bizlere düşen görev ise Heval Yekta’nın bize bıraktığı vasiyeti anlamak, anlatmak ve yeni kuşaklara taşırmaktır. Çünkü; Heval Yekda kendisini anlamamızı istiyor. Bıraktığı mektupta da Kürt sanatçılarına açık seslenişi vardı. Sanatçıyı, aydını göreve çağırıyordu. “Çok zorlu, ama bir o kadar da şanlı ve görkemli bir dönemi yaşamaktayız. Büyük fedakarlık ve çalışma içerisinde önemli görevler ve hizmetlerin önümüzde olduğunu, her zamankinden daha büyük bir aşk ve tutkuyla işimize sarılmanın gerektirdiği bir süreçtir.” diyor Heval Yekda… sonrasında da “Her şeyden önce bilmemiz gerekir ki, bu sürecin başarılması ve büyük aydınlanmaya giriş için en başta aydın ve sanatçıların, doğru bir anlayış ve tutumun sahibi olmaları gerekmektedir. Bunun birinci koşulu Halkı sevmek ve ona tutku düzeyinde bağlanmaktır. Ciddi olmaktır. Hele sanat ve halk sanatçıları söz konusu oldu mu bin kat daha coşkulu, hassas ve itina ile ama büyük bir ahlaki duruş ve disiplin ile sanat yapmak ve aydınlanmaya hizmet gerekmektedir. Gerçekleştireceğim yakma eylemi hem arkadaşları görevlerimize karşı ciddi olmaya davet, hem halkımızdan özür dileme, hem de Önderliğimizin İmralı Özgürlük direnişini ve Qamişlo, Afrin şehitlerini selamlamak içindir.”diyor. ve o büyük anlamlı eylemini gerçekleştiriyor.
Küçük bir toplum olan tiyatro, yaşamı yansıtır. Tiyatro toplum için; özgürlük, eşitlik ve demokratikleşme faaliyetidir. Demokratik toplumun tiyatro dili de her zaman politiktir. Toplumdan uzak kalamaz, toplumdan kopuk ele alınamaz. Toplumcu tiyatro, toplumu savunmadan çalışma yapamaz. O nedenle tiyatromuz, kendisini inşa ederek, kültürel soykırım saldırılarına karşı, kültürel bir direniş yaratmalı ve halkı aydınlatmalıdır.
Tiyatrolar Günü vesilesiyle başta kültür sanat çizgimiz olan Ş. Yekta’yı ve onun şahsında başta Ş. Sarya, Ş. Hevi, Ş. Rezan, Ş. Dağıstan, Ş. Osman, Ş. Cuma Xelil (Bavê Teyar) ve diğer tüm şehit sanatçı yoldaşlarımızı ve tüm özgürlük mücadelesi şehitlerimizi bir kez daha anıyor, Bugünün anlamı nedeniyle kapitalizmin yaşamı ve insanı bittiren maddiyatçılığına inat daha çok tiyatro diyoruz. Başta tiyatro sanatçıları olmak üzere tüm sanatçıları bu anlamlı gün nedeniyle kültürel soykırıma hayır demeye ve demokratik toplumun kültür ve sanatını yükseltmeye çağırıyoruz. "