Kadın özgürlük çizgisindeki duruşuyla örnek bir YJA Star gerillası oldu

Direnişin zirvede yaşandığı alanlarda düşman saldırılarına cevap olmak için soluksuz bir mücadele yürüten şehit Güven Doza, kadın özgürlük çizgisindeki duruşuyla örnek bir YJA Star gerillası oldu.

GÜVEN DOZA

Güven Doza (Cansel Dursun), Agirîli bir ailenin ferdi olarak Kocaeli’de dünyaya gelir. Hedeflerinde net bir genç olan Güven Doza, üniversite yıllarında özgürlük hareketiyle tanışır. Pek çok farklı mücadele alanında görev yapar ve inancını bilediği 2016 yılında gerilla saflarına katılır. Bir kadın militan olarak savaşta öncü rol alır ve düşmana ağır darbelerin vurulduğu eylemler gerçekleştirir. Güven Doza, Zagros'ta yaşadığı gerilla deneyimlerinin ardından kendi önerisiyle 2017 yılında Hêzên Taybet çalışmalarına dahil olur.

Hêzên Taybet’te başarılı çalışmaları ile tüm yoldaşlarına öncülük eden Doza, Zîlanların, Semaların, izinden giderek Rêber Apo felsefesini daha iyi anlamak, yaşamının temeli yapmak için arayışlarına devam eder. Her geçen gün askeri ve ideolojik olarak kendisini donatır; özellikle kadın özgürlük çizgisindeki duruşuyla örnek bir YJA Star gerillası olur. Türk devletinin saldırılarına karşı son nefesine kadar mücadele eder. 2022 yılının Temmuz ayında yoldaşı Vorîn Qesasê Welat (Rakip Kuşlu) ile birlikte şehitler kervanına katılır.

ÜLKEMİZİN NASIL İŞGAL EDİLDİĞİNİ BİLMEK ÇOK ÖNEMLİ

Güven Doza şehit düşmeden önce günlüğünde Rêber Apo’ya ve PKK’ye ilişkin düşüncelerini şu sözlerle anlatıyor: “Özgürlük Hareketi'ne katıldığımda Rêber Apo'yu daha yakından tanıyabilmek için, felsefesini doğru anlayabilmek için yoğunlaşmalarım oldu. Önderlik bizden ne istiyor, halkımızdan ve gençlikten ne istiyor? Hedeflerim her zaman bu sorulara cevap vermek ve doğru katılım sağlamaktı. Ayrıca arkadaşlarıma yoldaşlık etmenin ne demek olduğunu da anlamam gerekiyordu. İlk öğrenmek istediğim başka bir şey de buydu; hedeflerime ulaşabilmem için Hêzên Taybet’e geçmem gerekiyordu.

İnsan Hêzên Taybet’te Apocu ruhu daha fazla yaşıyor ve yaşatıyor. Yani Önderliğin hedeflerinin gerçekleşmesinin yeri burasıdır. Ben de aradığım yerin burası olduğunu fark ettim. Burada devrimci bir kişi olabilmek için adım attım. Kendimi, halkımı, ülkemi daha fazla tanıma fırsatım oldu. Her birimiz topraklarımızda, ülkemizde yaşanan zulmü bilmeli ve bu gerçeğe göre devrimci adımlar atabilmeliyiz. Düşmanın saldırılarına ve işgaline ancak o zaman cevap oluruz. Düşmanınızı tanımak için ülkenizin nasıl işgal edildiğini bilmek çok önemlidir. Düşmanını tanımayan işgali önleyemez ve mücadele edemez. Kürt halkı için ne yapmamız gerektiğini fedai çizgisinde mücadele yürüterek öğrendim. İşgal altındaki Kurdistan gerçeği karşımdaydı. Bu gerçeği doğru anlayabilmek için bana bir görev düştüğünü, milyonlarca insanın bizden beklentisi olduğunu biliyordum.

Bunun için mücadele etmek ve emek vermek gerekiyor. Bunu fark ettiğimde Önder Apo'nun gerçeğini daha iyi anlar ve hedeflerimi gerçekleştirebilirim. Önümüzde Önderlik gerçeği var, ezilen bir halk gerçekliği var. Bu da insanın çok ciddi arayışlar içerisinde olmasını sağlıyor. Kişi olarak her ne kadar sürece cevap olamasam da, düşmandan intikam alma duygum her geçen gün daha da büyüdü. Benim için fedai çizgisinde yürümek, düşmana daha ağır darbeler vurmak anlamına geliyor. Düşmana intikam duygularıyla yaklaşmalıyız. Düşmanımızı yenebilmek için her konuda kendimizi geliştirmeliyiz. Bütün çabam askeri konularda kendimi geliştirmek ve düşmana büyük darbeler vurmak içindir.”