Aydar: Kürdistan Newroz’da referandumunu yaptı

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, 16 Nisan’da Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da yapılacak referanduma katılım çağrısı yaparak, ‘’Herkes sandık başına gidip, Erdoğan’ın diktatörlüğüne ‘Hayır’ demeli’’ dedi.

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan’ın kendi geleceğini garanti altına almak için Türkiye’yi referanduma götürdüğünü belirterek, kazanması halinde diktatörlüğü kurumlaştıracağını söyledi. Erdoğan’ın ölene kadar saraydan çıkmayacağını da belirten Aydar, daha sonra oğlunu ya da damadını yerine getireceğini işaret etti. Aydar, referandumda hayır çıkması halinde ise, AKP’nin parçalanmaya doğru gideceğini söyledi.  Zübeyir Aydar, Newroz ruhuyla herkesin 16 Nisan’da sandık başına giderek, Hayır oyu kullanması çağrısında bulundu.

‘ERDOĞAN DAHA FAZLA DİKTATÖR OLACAK’

Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da 16 Nisan’da yapılacak referandumu ANF’ye değerlendiren KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, Türkiye’de böylesi bir referandum ihtiyacı olmadığını belirterek, ‘’Türkiye’de bu kadar sorun varken, ekonomik sıkıntılar yaşanıyorken, ülkenin referanduma götürülmesi tamamen Erdoğan’ın planıdır. Onun şahsı için getirilmek istenen bir sistemdir. Sistemin içerisine bakıldığında Türk tipi başkanlık sistemdir. Bir kişi 5 yıllığına seçiliyor, her şey o kişinin isteğine bırakılıyor. Denetleme mekanizması yok. Eğer bir sistemde denetleme mekanizması yoksa o sistem diktatörlüğe gidiyor. Zaten mevcut parlamenter sistemde bile Erdoğan diktatörlük yetkilerini kullanıyor. Her şeye hükmetmiş durumda. Evet çıkarsa bundan sonra daha fazla diktatörlük durumuna gider” diye konuştu.

‘ERDOĞAN SUÇ İŞLEDİ’

Recep T. Erdoğan iktidarının 15’nci yılında olduğunu hatırlatan Aydar, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu sürece o ve çevresi büyük bir yolsuzluğa bulaştı. Büyük ölçüde suç işledir. Zaten bunu kendisi de biliyor. 17-25 Aralık dosyaları yeniden açılacak. Bunlar boşuna değil. Bu kadar yolsuzluk yapıldı. Özellikle selefi gruplara verdiği destek, bütün bunlar suç oluşturuyor. Böylesi bir referandum ile kendi konumunu güçlendirmek ve kendini sağlama almak istiyor. Tayip Erdoğan şunu iyi biliyor, eğer görevde olmadan bir emekli gibi o saraydan adım atarsa ya cezaevine girecek ya da kaçmak zorunda kalacaktır. Bunun önlemini almaya çalışıyor. Dolayısıyla Erdoğan, bu referandumu kendi iktidarını pekiştirmek için yapıyor. Ama bu her kesi de etkiliyor. Erdoğan, zaten Saddam, Mübarek ve Esad yolundadır. ‘Evet’ çıkması halinde her şey bir kişinin ve ailenin eline geçiyor. Keyfi olarak bir ülkeyi yönetecek. Bu muhaliflerin hepsinin bastırıldığı, kimsenin ses çıkaramayacağı, yaşam tarzına karışıldığı, laik kesimin rahat yaşayamadığı, Alevilerin daha fazla baskıya maruz kaldığı, Kürtler açısında da bugünkü savaş ortamının daha fazla derinleşeceği anlamına geliyor.’’  

Avrupa ile Türkiye’nin yaşadığı krizi de değerlendiren Aydar, ‘’Bu kriz Erdoğan mahreçlidir. Paramiliter güçlerini buralara kadar gönderip örgütleyen birisidir. Brüksel’de küçük bir örnek yaşandı. Büyüyebilirdi de. Sandık başında kim niçin silaha ve bıçak taşısın. Bu amaçlarını gösteriyor. Yaşlı insanlara saldırmak onun zihniyetidir” diye konuştu.

‘AKP PARÇALANACAK’

“Hayır çıkması durumunda kuşkusuz iktidar hemen değişmez. Türkiye sistemi değişmesin, biz memnunuz demiyoruz. Mevcut sistem zaten anti demokratiktir” diyen Aydar, Erdoğan’ın getirdiği sistemin daha fazla otoriter ve anti demokratik olduğunu söyledi. Zübeyir Aydar, “Referandumda yenilmiş birisi diğer seçimlerde de yenilecek. AKP parçalanma durumuyla karşı karşıya kalır. Ulusalcılar ve MHP ile yürüttüğü ittifak bozulur. Burada demokratik güçler kazanç sağlar” dedi.

AKP’nin Kuzey Kürdistan’daki vahşete de dikkat çeken Zübeyir Aydar, devamla unları söyledi: ‘’Son iki yıldır AKP-MHP ve ulusalcılar hiç bir kural tanımadan Kürdistan’da bir vahşet uyguluyorlar. Şehirleri yakıp yıkıyorlar. Evet çıkması bunun daha derin durumu yaşanır. Erdoğan, ‘benim politikam onaylandı. Daha çok şehir yakabilir, cezaevi yapabilirim’ böyle yorumlayacak. ‘Hayır’ çıkması durumunda zayıflamış bir iktidar, Kürdistan’da bu vahşeti ve hukuksuzluğu yürütemez. Her şey onun istediği gibi gitmez. Kürtlerde bu konuda söz ve karar sahibi olduğunu gösterecekler. Kürdistan’daki ‘Hayır’ oyu bizler açısından önemlidir. Türkiye illerindeki ‘hayır’ oyunun tabiki önemi var. Ama Kürdistan’da ‘Evet’leri bastıracak kitlesel bir ‘Hayır’ oyu yürütülen vahşete, şehirlerin yıkımına, insanların katledilmesine, zindanların doldurulmasına, belediyelerin kapatılmasına, milletvekillerin tutuklanasına ‘hayır’ demektir. Kendi iradesine sahip çıkmak demektir. Bütün halkımız sandık başına gitmeli gerek ülke içerisinde gerek ise ülke dışında. Oylarını kullanmalı ve sandıklara sahip çıkmalı. Biz hareket olarak döneme böyle yaklaşıyoruz.”

‘HALKIMIZ BÜYÜK BİR COŞKUYLA ALANLARA ÇIKTI’

Aydar, Newroz kutlamalarını da şöyle yorumladı: “Halkımızın bu coşkuyla alanlara çıkmasını hiç kimse beklemiyordu. Ama Newroz, Newroz olduğunu gösterdi. Kürtler dün nasıl Newroz’u kutladıysa bu yılda aynı coşkuyla kutladı. Bütün baskı ve şartlara rağmen her kese bir mesajdır. Bu yarın sandığa da yansıyacak. Aslında Kürdistan referandumunu yaptı. Şimdi de yapılması gereken halkı sandıklara götürmektir.’’

‘AVRUPA REFERANDUMDA ÖNCÜLÜK ETMELİ’

Avrupa’da yaşayan bütün kesimlerin sandık başına gitmesi gerektiğinin altını çizen Zübeyir Aydar, ‘’Avrupa, buna öncülük etmelidir. Avrupa’daki kitlemiz ve bütün insanlara şunu söylemek istiyorum: Önümüzdeki 9 gün önemlidir. Her kes kendini bu günlere göre planlamalı. Bulunduğu yerlerde sandığa gidip oyunu kullanmalı” çağrısında bulundu.

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, AKP ile ittifak yapan Kürtlere de seslenerek, ‘’AKP ile ittifak yapan bazı Kürtler el altında, referandumda ‘Erdoğan’ın elini güçlendirelim. Eli güçlü olursa Kürt meselesinde yeniden çözüm başlar’ diye propaganda yapıyorlar. Bu son derece mantıksız ve yanıltmaya yönelik bir şeydir. ‘Erdoğan, ya gelip teslim olacaksınız yada sizi yok edeceğiz’ diyor. Bizim önümüze teslimiyeti koyuyor. Bu halk teslimiyeti ret ediyor. Onun için Erdoğan’a bu saatten sonra ‘evet’ diyecek bir Kürdün Kürtlüğünden şüphe duyarım. Bu kişilerin teşhir edilmesi gerekiyor. Bu kadar şehrimizi yıkan, insanımızı katleden ve her gün bizi tehdit edenlerle aynı safta yer alanlar halkına ihanet etmiştir” şeklinde konuştu.