ANALİZ

Tüm Haberler

  • Demokratlığın ölçüsü 

    Zindanlar artık sıradan bir gündem olmamalı. Zindandaki tutsaklar için tüm toplum ayağa kalkmalıdır. Demokratlığımız da insanlığımız da ancak böyle anlam kazanır.
  • Türkiye halkları için ekonomik olarak kayıp bir yıl 

    2021 yılı, Türkiye halkları için ekonomik olarak kayıp bir yıl olarak tarihte yerini almıştır. Halkına karşı pervasızca tuzak kuran bir hükümet Türkiye'yi yönetmektedir. 2022 yılı da benzer operasyonların olduğu bir yıl olacaktır.
  • Türkiye’nin aynası zindanlar! 

    Zindanlar o ülkenin aynasıdır; kişiliğini ve kimliğini ortaya koyar. AKP-MHP iktidarının nasıl bir iktidar olduğunu en iyi de zindandaki uygulamalar gözler önüne seriyor. Bu hükümet her bakımdan işkenceci iktidar durumundadır.
  • Biraz da ajitasyon lazım 

    Kuşkusuz en iyisi propaganda ve ajitasyonu iç içe yapmak ya da bir denge içinde yapmak oluyor. Fakat bu yapılamazsa da o zaman her ikisine de gereken yeri vermek gerekiyor. Kitleleri etkileyip sokağa dökecek ajitasyon zayıf kalıyor.
  • Katillerden ve soykırımcılardan kahraman çıkmaz 

    Türkiye’yi yönetenler bu ırkçı ve insanlık düşmanı zihniyetlerinden hiç vazgeçmediler ve bu kanlı, soykırım üzerine kurulu tarihlerinin en kapsamlı ve etkili savaşını yürüttüklerini iftiharla dünyanın gözünün içine baka baka söylüyorlar.
  • Demokrasi ittifakının rolü ve önemi 

    AKP-MHP faşizminin alternatifinin bir demokratik yönetim olması gerekmekte ve bu da en geniş sol ve demokratik gücün bir Demokrasi İttifakında birleşmesini ve toplumun karşısına çıkmasını gerektirmektedir. Demokratik devrimin başarısı işte buna bağlıdır.
  • Barzaniler devasa servetiyle gündemde 

    Doğal rezervlerin aile şirketleri üzerinden satılmasından ve merkezi hükümetten gelen payla oluşturulan, üretime dayanmayan, çarpık ekonomimin vurduğu Güney Kürdistan’da, Barzani Ailesi’nin önemli aktörleri ise servetleriyle gündemde.
  • Faşist diktatörlük yıkılmaya mahkumdur 

    Çok açık ki, artan faşist zulüm, her alanda faşizme karşı direnişin büyümesini ve yayılmasını getirmektedir. Zaten başka türlüsü de olamaz. Antifaşist eylemliliğin her alanda daha fazla geliştirilmesine ve yoğunlaştırılmasına ihtiyaç vardır.
  • Demokrasi de değişim de HDP’yi sahiplenmektir 

    HDP’nin de kapatma davasına karşı mücadelesi yetersizdir. Kendini sahiplenmek için Kürt halkını ve demokrasi güçlerini ayağa kaldırmalıydı. Kürt halkına HDP’yi sahiplenmesi için çağrı yapmalı ve halk partiye sahip çıkmalıydı.
  • ‘AKP seçimle değil, devrimle gidecek!’ 

    Türkiye’de mevcut koşullar altında sandık ve seçimlerin güvenilirliği tartışma konusudur, tüm umudu sandığa bağlamak kalıcı çözümü getirmez. Çare sandıkta değil sokaktadır, direniştedir, meydanlardadır.
  • PKK’ye karşı Gladio savaşları 

    Gladio-JİTEM-Hizbullah üçlüsüne takılan gerilla savaşı bu döngüyü, bu üçlü kıskacı yırtmadan savaşı bir üst aşamaya sıçratamazdı. Barış ve siyasi çözüm olmazsa, devrimci halk savaşının bir üst aşamaya sıçratılmasından başka yol düşünülemezdi.
  • Faşizmi yıkmak için daha çok cesaret lazım 

    Hiç kimse halkı faşizme karşı eylemsizliğe çağıramaz ve AKP-MHP faşizminin ömrünün uzamasını isteyemez... Antifaşist direniş için sokağa çıkanları selamlıyor, AKP-MHP’nin yarattığı felaketten kurtulmak için daha çok cesaret ve daha büyük eylem diyoruz!
  • Abdullah Öcalan: PKK’nin sorunlara getirdiği yeni çözüm modeli 

    Dönüşüm geçiren PKK’nin Kürt sorunu temelinde ulusal sorunlara getirdiği yeni çözüm modeli, her tür ulus-devletçilikten soyutlanmış, arınmış demokratik ulustur.
  • Tasfiye planı ‘demokratik açılım’ adı altında piyasaya sunuldu 

    Tasfiye planı ‘demokratik açılım’ adı altında piyasaya sunuldu. AKP ve işbirlikçileri tam başarı bekliyorlardı. Gerçekten karmaşık olan ve kurnazca sahnelenen bu planın başarısı önündeki tek engel PKK gibi görünüyordu.
  • 6 yıldan sonra Tahir Elçi cinayet davası- 1 

    Amed’in Sur ilçesinde bulunan tarihi Dört Ayaklı Minare’nin önünde 28 Kasım 2015 yılında katledilen Amed Barosu Daimi Başkanı Tahir Elçi’nin asıl failleri halen bulunmadı. Ancak Elçi davasının gidişatı giderek sadeleşiyor.
  • Abdullah Öcalan: PKK’nin asıl bundan sonra rolünü başarıyla oynaması gerekir 

    Hiçbir yasal, ekonomik, politik ve savunma güvencesi olmayan Kürt kimliği ve özgür yaşam arzusu düşmanları tarafından her an bastırılabilir ve katliamlara tabi tutulabilir. PKK’nin bu nedenlerle asıl bundan sonra pozitif rolünü başarıyla oynaması gerekir.
  • 1985 yılında Almanya merkezli NATO Gladiosu PKK’ye karşı harekete geçirildi 

    Alman devletinin PKK’yi 1985’te ‘terörist’ ilan eden ilk devlet olması Gladio ordusuna merkezlik etmesi nedeniyledir. NATO Gladio’su inşa edilirken, Avrupa’daki bölümden Almanya’daki merkez sorumlu kılındı.
  • ‘PKK yasağı kalksın’ çağrısı bu yıl daha gür çıkıyor 

    Almanya’da 28. yılına giren PKK yasağının kalkması için Alman, Kürt ve göçmen kuruluşların bir araya gererek kurduğu PKK Yasağı Kaldırılsın İnisiyatifi, Cumartesi günü başkent Berlin’de kitlesel bir gösteri organize edecek.
  • ‘Özgürleşen kadın özgürleşen toplumdur’ 

    Köklü bir kadın devrimi olmadan, dolayısıyla erkeğin zihniyet ve yaşam değişikliği yaşanmadan yaşamın kurtuluşu olanaksızdır.
  • Abdullah Öcalan: Ulusal demokratik toplum artık bir hayal değil 

    1980’den 2005’e kadar geçen süreç, esasında nesne olarak Kürt olgusundan bilinçlenen, örgütlenen ve savaşan, böylelikle özneleşen ulusal topluma dönüşü ifadelendirir. Buna eski kadavra ve köle Kürtlükten yeniden canlanan Kürtlüğe geçiş de diyebiliriz.
  • Yeni dönemde PKK’nin kimliği ve anlamı 

    PKK’nin ideolojik kapasitesi bilimsel sosyalizmin ve reel sosyalist sistemin eleştirisiyle güçlenmiştir. PKK’nin politik seviyesi de daha çok deneyimle kazanıldığı için dünyada sayılı partilerden biri konumundadır.
  • Bir diriliş ve kahramanlık destanı 

    Gerçekten de PKK’nin hem hazırlık dönemi ve hem de 43 yıllık resmi mücadele sürecinde yapılan ve yaşananlar bir diriliş destanına tekabül ediyor. Hem de fedai çizgisinde yürütülen kahramanca direnişle yazılan bir diriliş destanı oluyor.
  • Abdullah Öcalan: Daha kalıcı ve tasfiye edilemez bir sürece evriliyorduk 

    Engel unsurlardan arınıyor, daha geliştirici öğelerle ihtiyaçlara yanıt vererek daha kalıcı ve tasfiye edilemez bir sürece evriliyorduk. Bunun göstergesi PKK ismini yeniden takınmak, halkın kimlik ve özgürlük kazanımlarını KCK olarak somutlaştırmaktı.
  • PKK’deki dönüşümün özü 

    Bilimsel sosyalizmde bunalımın Sovyetler Birliği’ndeki iç çözülüşle kendini açığa vurması ve 1998 Büyük Gladio Komplosu, PKK’yi köklü dönüşüme zorladı.
  • Abdullah Öcalan: 1990’lardan sonraki devrimci halk savaşı, Kürdistan politikalarını boşa çıkarmıştı 

    PKK’nin grup olarak çıkışında ‘Ulusal Kurtuluşçular’, ‘Ulusal Kurtuluş Ordusu’ nitelemeleri temsil edilmek istenen gerçeği ifade ediyordu. İdeolojik dönem propagandacılığı esas olarak Kürt ulusal realitesini çözümlemeyi esas alıyordu.