Kadın Toplumsal Adalet Meclisi eşitliği ilke görüyor - IV

Kadınlara, çocuklara ve aileye ilişkin demokratik yasaların hazırlanmasına da katılan Kadın Toplumsal Adalet Meclisi, demokratik bir aileyle demokratik bir bilince ulaştırmayı, eşitliği sağlamayı hedefliyor.

Ahlaki ve politik toplum kurallarına göre adaleti sağlayan Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Toplumsal Adalet Meclisi, 16 Kasım 2018’de ilan edildi. Kadın özgürlüğü ve özgür ortak yaşam, demokratik toplumsal yaşam, demokratik komünal yaşamı tercih eden Meclis, kadınların haklarını koruyan, eşitlik ve demokrasi ilkelerinden taviz vermiyor.

Dosyamızın son bölümünde Kuzey ve Doğu Suriye Kadın Toplumsal Adalet Meclisi Üyesi Atiye Yusuf, adalet sisteminde kadın öncülüğünü anlattı.

BİR YILDA BAKTIĞI DAVALAR

Kadın Toplumsal Adalet Meclisi, 2023 yılında şu davalara baktı: 681 boşanma, 235 çok eşlilik, 41 çocuk yaşta evlilik, 908 şiddet, 608 ailevi sorunlar, 27 katletme, 5 katletme girişimi, 41 kadını aşağılama, 18 tecavüz, 18 intihar, 27 intihar eğilimi, 12 ihanet, 22 fuhuş, 4 kaçırma, 120 şüphelenme, 169 nafaka, 261 çocuk nafakası, 22 kadından çocuğu geri alma, 6 karalama, 11 emanete ihanet, 161 tehdit, 57 miras, 13 yasadışı evlilik, 71 hırsızlık, 41 dolandırıcılık, 43 uyuşturucu, 11 mülkiyete el koyma olmak üzere 3 bin 633 dava.

REJİM DÖNEMİNDE EŞİTLİK SÖZ KONUSU DEĞİLDİ

BAAS rejimi döneminde kadın meclisine dair bir sistem söz konusu olmadığını belirten Atiye Yusuf, şunları söyledi: “Kadınlar hâkim olarak mahkemelerde yer alıyordu fakat sayı kabarık değildi. Genel mahkemede iki hâkim görmek bile mucizeydi. Kadının ve kadın haklarının korunması, kadın ve erkek eşitliği Anayasa’da vardı fakat sadece kâğıt üzerinden ibaretti. Kısacası Anayasa’ya göre vatandaşların tümü eşittir ama uygulamaya gelince eşitlik ve adaletten söz etmek mümkün değildi. İki kadının şahitliği bir erkeğin şahitliğine denkti. Miras paylaşımında da büyük bir dengesizlik vardı. Hatta kadının mirasta hakkı yok denebilecek kadardı. Suç ve Ceza Kanunu’nda kadın ve erkek arasındaki eşitsizliği rahat bir şekilde görülebilirdi. Toplum nezdinde ahlaki sorun olarak adlandırılan durumlar, evlilik yaş sınırları gibi konularda da eşitsizlik hat safhadaydı.”

ÖRGÜTLÜLÜKLE EŞİTLİĞE, ADALETE DOĞRU

Rojava Devrimi’yle birlikte kurulan adalet sisteminin yeni bir gelişme olduğunu kaydeden Atiye Yusuf, şunları paylaştı: “Kadın Evi’nden Kadın Adalet Meclisi’ne kadar kadınlar bu kazanımları kolay koşullarda elde etmedi. Ataerkil zihniyete karşı mücadele vermek kolay değildi. Kadın Evi kuruldu, tepkiler üst düzeydeydi. Kadın Evi ardından peşi sıra gelen sistemlere de tepkiler az değil. Adalet Meclisi’nin yanında Kadın Adalet Meclisi’nin kuruluşu hazmedilmiyordu. Gerekli bir meclis olarak görülmüyordu. Kadınlar, Kadın Adalet Meclisi’nde ısrar etti. Kadın haklarını korumanın gerekliliklerini vurguladı. Kadın örgütlülüğü geliştikçe kadın haklarını koruma, sağlamada kolaylık sağlandı. Kadın Evi ve Kadın Kanunu, öylesi bir durumda çıkarıldı ki hem ihtiyaç vardı hem de koşullar uygun değildi. Bu yüzden istenilen sonuca ulaşılamadı. Eksik kalan yönleri vardı. Savaş koşulları ortamında görmediğimiz, duymadığımız ve hiç rastlaşmadığımız suçlar işleniyordu. Yargılama şartları nasıl olur, nasıl bir mekanizma işler konusunda eksik kalan yönlerimiz vardı. Çocuk yaşta evliliklerden tutalım kadına dönük şiddette artışlar yaşanmıştı. Böylesi bir ortamda Kadın Kanunu’na ihtiyaç vardı. Çocuk yaşta evlilik, kadına dönük şiddet, çok eşlilik gibi söz konusu durumları reddettik. Suç ve Ceza Kanunu’nda eşitliği sağlamaya çalıştık.”

DÖRT ANA BAŞLIKLA FAALİYET YÜRÜTÜLÜYOR

Kadın Toplumsal Adalet Meclisi’nin, Kadın Evi, Uzlaşma Komitesi, Adalet Divanı ve Akademi olarak dört bölümden oluştuğunu aktaran Atiye Yusuf, “Örgütlü bir sistemin oluşturulması için meclise ihtiyaç doğdu. Bu doğrultuda Kadın Toplumsal Adalet Meclisi kuruldu. Kadın Evi, Uzlaşma Komitesi ve Adalet Divanı’nda yer alan kadınlar Meclis üyesi oluyor. Meclis kadınların eğitimini üstlendi. Bu doğrultuda Rimêlan ve Amûdê’de akademi açıldı. Kadın Toplumsal Adalet Meclisi yeni bir model oldu. Yurt dışından genel kadın örgütleri var olan sisteme şaşırıyor, dikkatlerini çekiyor. Kadınlarının korunma, elde etme sisteminin, mücadele tarzı bu örgütlere yeni geliyor” dedi.

KADIN EVİ TEMSİLCİLERİ BİR NEVİ AVUKAT

Kadın Evi ve Uzlaşma Komitesi’nin çözüme kavuşturmadığı sorunlarının mahkemeye taşındığını dile getiren Atiye Yusuf, şöyle konuştu: “Kadın Evi temsilcileri, kadının hakkını savunan, kadının yanında yer alan biri olarak mahkemede söz hakkına sahip. Bir nevi avukat pozisyonunda da oluyor, çünkü akademilerimizde adalet, kanun, demokrasi vb. eğitimleri alıyorlar. Mahkemelerde elimizden geldiğince eşit temsiliyet olarak yer alıyoruz. Zaten sorunlar yaşanırsa da Kadın Toplumsal Adalet Meclisi soruna doğrudan müdahil oluyor.

EŞİT TEMSİLİYET SAĞLAYABİLMEK İÇİN

Kadın Toplumsal Adalet Meclisi, kadın ve erkek eşitliğini ilke olarak kabul ediyor. Demokratik bir ailenin kurulması, saygı ve sevginin korunması için mücadele verir. Adaletin sağlandığı bir toplumda, demokrasi ve eşitlikte sağlanır. Kadın Toplumsal Adalet Meclisi olarak eşit temsiliyet sağlama en zorlandığımız husus içerisinde yerini alıyor. Suriye rejimin kadınlara dönük özel politikaları nedeniyle adalet sisteminde yerini almayan kadınların sayısı oldukça fazla. Devrimle gelişen süre zarfında kadınlar uzmanlaşıyor, araştırıyor ve okuma şansı elde ediyor. Kanunlarının çoğunda ataerkil zihniyet hâkim. Kadın Meclisi sistemiyle de bu kanunlar gözden geçiriliyor, değişim ve dönüşüme gidilmesi için mücadele veriliyor ve Kadın ve Aile Kanunu çerçevesinde olaylar ele alınıyor. Kadınlar, gücünü örgütlülükten alıyor. Kadının fikri bütünlüğü adalet sisteminde de etkili. Toplumsal Sözleşme’yle de Kadın Toplumsal Adalet Meclisi onaylandı, maddeleri belirlendi.

ÖZ GÜCÜMÜZE DAYANMALIYIZ

2023’te boşanma, uyuşturucu, kadın katliamı davaları fazlaydı. Kadın katliamlarının hala yaşanıyor olması öz eleştiri konusudur. Tüm kadınlara ulaşamadık. Kuzey ve Doğu Suriye’de kadın katliamlarının yaşanması oranı her geçe gün azalıyor olabilir fakat tümden sonlanmış değil. Meclis üyelerimizin bilinçlendirilmesi, toplumsal adaleti, eşitliği, demokrasiyi beraberinde getireceği için eğitim faaliyetlerine ağırlık verdik. Kadın ve Aile Kanunu, Kadın Toplumsal Adalet Meclisi, ilgili teorik sistem ve Jineoloji eğitimine ağırlık verildi. 2023’te onaylanan Toplumsal Sözleşme tartışmalarında Meclis üyelerimiz yer aldı. Kadınlar olarak öz gücümüze dayanmalıyız. Güçlü kişiliklerle toplumsal adaleti sağlayarak haklarımızı elde edebiliriz. Hak elde etme kendiliğinden gerçekleşmez, güçlü oldukça hakkımızı elde edebiliriz.”