Şakran Cezaevinde kalan kadın tutsaklar, cezaevindeki insanlık dışı ve keyfi uygulamalara karşı bir hafta açlık grevine girdiklerini duyurdu.
Şakran Kadın Kapalı Cezaevi'nde kalan kadın tutsaklar aileleri aracılıðıyla yaptıkları açıklamada, cezaevinde yaşanan keyfi ve insanlık dışı uygulamalara karşı bugünden (8 Ocak) itibaren bir hafta açlık grevine girdiklerini duyurdu. Kadın tutsaklar, devletin yıldırma, maðdur etme ve daha fazla işkence etme politikaları kapsamında Şakran Cezaevi'ni kurduðuna dikkat çekerek, "Bu cezaevinde Kürdistan ve kimi Türkiye cezaevlerinde tutuklu-hükümlü ayrımı yapılmadan sürgünler olmuş, cezaevine geldiðimiz günden bugüne sorunlar çözülmemiş aksine artarak devam etmiştir. Ýnsanlık onurunu zedeleyen çıplak arama halen devam etmektedir. Sürgünlerle getirilen çoðu arkadaşımız bu insanlık dışı uygulamayı kabul etmedikleri için cezaevi bünyesinde çalışan ve özel birlik olan ve 'takım' diye nitelendirilen bir gardiyan ekibi tarafından dövülüp sürüklenip ve hakaretlere maruz kalıyorlar. Bunun karşısında yaptıðımız suç duyuruları neticesinde hücre cezası alan yine bizler olmuşuzdur. Bu arama karşısında yaptıðımız kapı dövme, slogan atma eylemleri sonrasında bizlerle görüşen cezaevi müdürü ve savcı çıplak aramanın bir daha yaşanmayacaðına dönük söz vermiş, fakat pratikte deðişen bir şey olmamıştır" diye kaydetti.
TUVALETTE BÝLE KELEPÇE
Yaptıkları bütün itirazlara raðmen kaldıkları odalara yapılan aylık rutin aramalardaki talanvari ve tahrik edici tarzın deðişmediðini aktaran kadın tutsaklar, "En temel ihtiyaçlarımız 'yasaklı' denilerek verilmemiş, verilenlere ise aramalarda el konulmuştur. Her aramada gardiyanlar ve müdürler bize yönelik bir saldırıya zemin hazırlamak için bizleri tahrik eden yaklaşımlarını sürdürmüşlerdir. Hasta arkadaşlarımız hastane sevkleri ya yapılmıyor ya da yapıldıktan iki, üç ay sonra götürülüyor. Hastaneye gittikleri zaman da kelepçele tedavi dayatıldıðında tedavi olmadan geri dönmek zorunda kalıyorlar. Ayrıca hastanede tuvalet ihtiyacını karşıladıðında dahi kelepçeler çıkartılmamaktadır. Memurla yaşadıðımız her tartışmada bizlere hücre cezası verilmekte, onlarla yaşadıðımız her sorunda onların lehine karar verilmektedir. Cezaevinde bulunan adli tutuklulara sohbet hakkı ve ortak alanlara çıkma hakkı verilirken bizlere verilmemektedir. Yönetmelikte oda deðişimi hakkımız olduðu belirtilmesine raðmen cezaevi idaresi bu konuda keyfi bir tutum sergilemekte ve oda deðişimlerini yapmamaktadır. Ziyaretçileri dönük sorumsuz aramalar her arama çeşitlenerek sürdürülmekte, koðuşlar arası kitap deðişimlerine hala izin verilmemektedir. Savcılık ve bakanlıða yazdıðımız dilekçeler keyfi bir şekilde gönderilmiyor. Gelen ve giden mektuplarımız ya geç veriliyor ya da kayboluyor. Kürtçe yazdıðımız mektuplar aylarca bekletiliyor bazıları ise 'tercümesi' yapılmadı gerekçesiyle verilmiyor. Sorunları yansıtmak amacıyla yazdıðımız mektuplara 'sakıncalı' denilerek el konuluyor" diye belirtti.
TAHLÝYE SÜRESÝ HÜCRE CEZALARI ÝLE UZATILIYOR
Şakran Cezaevi kampusünde kalan bütün tutsaklara çeşitli gerekçeler gösterilerek soruşturma açılıp disiplin cezaları verildiðini kaydeden kadın tutsaklar, "Tahliyesine az kalmış arkadaşlarımıza özellikle hücre cezaları verilerek tahliye sürüleri uzatılmaktadır. Hücre cezası alan arkadaşlarımız kirli, rutubetli, saðlıksız hücrelerde günlerce tutulmaktadır. Yeni tutuklanıp gelen arkadaşlarımız yanımıza verilmeden önce üç gün hücrede tutulup sindirilmeye çalışılıyor. Cezaevi idaresi onlara 'siyasi koðuşlara gitmeyin oraya girerseniz olamazsınız. Bunun için baðımsız kalın' dayatmasında bulunuyorlar. Bize verilen yemekleri çoðu tutsaklar tarafından çöpe dökülmektedir. Şakran Cezaevi'nde yapılan uygulamalar insan onuruna ve insan haklarına aykırıdır. Bizler onuru için tek direniş aracı olan bedenlerini feda eden bir geleneðin mirasçıları olarak bu uygulamaları kabul etmeyeceðimizi tüm kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Yaşanan tüm olumsuzluklara raðmen bu kadar sorunun yaşandıðı cezaevine gelen Adalet Bakan Sadullah Ergin hiç bir siyasi tutsakla görüşmeyerek yaşadıklarımız kamuoyundan saklamaya yönelik bir görüntü vermek amacıyla adli tutuklularla birlikte basına poz verip, gitmiştir. 11 aydır yapılan bütün taleplerimizi görmezden gelinip, kamuoyuna yanıltıcı yansıma yapılarak yaşadıklarımızı gizlenmeye çalışılıyor. Adalet Bakanı siyasi tutsaklarla yüzyüze gelmesin diye haftalık telefon görüşümüz 'telefon bozuk' gerekçesiyle geciktirildi. Sonuç olarak belirttiklerimiz yaşadıklarımızın özetidir. Bizler zaten var olan adaletsizlikleri kabul etmediðimiz için cezaevindeyiz. Burada ne pahasına olursa olsun bu insanlık dışı yaklaşımları kabul etmeyeceðiz. Şakran Cezaevi'ndeki kalan kadın tutsaklar olarak 8 Ocak'tan itibaren 7 günlük açlık grevine başlıyoruz" diye vurguladı.
TUTSAKLARA NEDEN SAVAŞI DURDURDUNUZ DAYAÐI!
Ýnsan Haklarını Ýnceleme Komisyonu Cezaevleri Alt Komisyonu da cezaevine giderek incelemelerde bulunmuştu. Ýncelemelerle ilgili Mecliste dün bir basın toplantısı düzenleyen BDP Mersin Milletvekili Ertuðrul Kürkçü ise, tutsakların sistematik bir taciz altında bırakıldıðını, tutsakların onur kırıcı ve zalimane bir şekilde arandıklarını, mahremiyetlerinin hoyratça ihlal edildiðini söylemişti.
Kürkçü tutsaklara neden savaşı durdurdunuz dayaðı atıldıðını da belirterek insanlık dışı uygulamayı şöyle anlattı:
Aliaða 2 No'lu T Tipi Cezaevi Ýkinci Müdürü Ýsmail Bingöl ile Başgardiyan Ýsmet Çatal ve Gardiyan Nedim Albayrak'ın yönlendiriciliðinde 50 gardiyan, genel bir uygulama ya da herhangi bir olaðan dışı gerekçe olmadıðı halde 28 Aralık günü bu mahpusların kalmakta olduðu koðuşa doluşarak hakaret ve küfürler eşliðinde ayakkabılarını çıkarmaya zorlanmış, bu yersiz ve onur kırıcı davranışa itiraz edince de coplar, tekme ve yumruklarla darp edilmişlerdi. Görünür hiçbir neden olmaksızın gerçekleşen saldırı sırasında Başgardiyan Ýsmet Çatal, mahpuslara ısrarla şu soruları soruyordu: 'Neden savaşı durdurdunuz lan, neden hükümeti kurtarıyorsunuz?'"