KCK Genel Başkanlık Konseyi, Önder Apo’nun doğum günü olan 4 Nisan vesilesiyle yazılı bir açıklama yayınladı. 4 Nisan Doğuşu’nun Kürt halkının soykırım kaderinden kurtuluş müjdesi olduğunu kaydeden KCK, “Kürt halkı, kadınları ve gençleri Newroz meydanlarında ve Amara yürüyüşünde ortaya koymuş olduğu coşkulu, umutlu ve kararlı duruşunu yıl içerisinde daha güçlü bir örgütlülük gücüne ve yüksek bir eylemsellik düzeyine ulaştıracaktır. Bizler de Hareket olarak Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü sağlama hedefini, yürütmekte olduğumuz mücadelenin merkezine koyan bir perspektifle çalışmalarımıza yükleneceğiz. Bu temelde başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm yurtsever halkımızı ve değerli dostlarını, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü sağlama mücadelesine katılmaya, bu temelde örgütlülüğünü büyütmeye ve demokratik eylemliliğini daha etkili kılmaya çağırıyoruz” açıklamasında bulundu.
KCK’nin açıklaması şu şekilde:
"4 Nisan doğuşunu öncelikle Önder Apo’ya, kadınlara, gençlere, tüm halkımıza, halklara, dostlarına ve tüm demokrasi dünyasına kutluyoruz.
Önder Apo’ya bağlılığın genç sembolleri olan 4 Nisan şehitleri Mustafa Dağ ve Mahsum Karaoğlan yoldaşları bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz.
Önder Apo şahsında demokrasi ve özgürlük değerlerine yönünü veren tüm Amara yürüyüşçülerini ve demokratik eylemlerine katılan herkesi selamlıyoruz.
Kürt halkı Önderlik çıkışına kadar süreklileşen bir soykırım kaderine mahkum edilmişti. Kültürel ve fiziksel soykırımlardan geçirilmiş, kendi tarihsel gerçeğine yabancılaştırılmıştı. Kürdistan’da yürütülen inkar ve imha siyaseti temelinde Kürtlere sadece biyolojik sınırlarda bir yaşam bırakılmıştı ve bu bile kendi kültürel kimliğini inkar şartına bağlanmıştı. Kürt'ün ülkesi ve kültürüyle beraber adı bile tarihten silinmek istenmişti. Bu anlamda Önder Apo’nun doğuşu, tarihten adı bile silinmek istenen Kürt'ün yeniden varlıksal doğuşunu ifade ediyor. Ülkemiz Kürdistan’ın kendi yaşam güneşine yeniden kavuşmasını ifade ediyor. Dolayısıyla Önder Apo’nun 4 Nisan doğuşu, Kürt halkının mahkum edildiği yüz yıllık soykırım kaderinden kurtuluş müjdesidir.
Önder Apo’nun 4 Nisan doğuşu ile beraber Kürdistan’da yepyeni bir tarih yazılmaya başladı. Önder Apo öncülüğündeki Kürt özgürlük mücadelesinin yol açtığı yeni bir varlık ve özgürlük tarihi yazılmaya başladı. Yeni bir Kadın ve halklar zamanına, yeni bir Demokratik toplum zamanına yol açtı. Bu yüzden Kürt halkı, kadınları ve gençleri Önder Apo’nun 4 Nisan doğuşuna derin anlamlar yüklüyorlar. Halkımız, kadınları ve gençleriyle beraber 4 Nisan gününü kendileri için bir yeniden doğuş günü olarak tanımlıyor ve bu temelde yaşadığı her yerde sahiplenip kutluyor. Önder Apo’nun doğuşunu kendi doğuşu olarak görüyor. “Rojbûna te rojbûna me ye” diyor. Halkımızın 4 Nisan’a böyle derin anlamlar yükleyip bulunduğu her yerde kutluyor olması, giderek ortak bir toplumsal değer haline geliyor.
Önder Apo’nun doğuşuyla başlayan Demokratik toplum ve Özgür Kürt dirilişi, aynı zamanda Ortadoğu coğrafyasındaki diğer halkların kültürel, inançsal ve kimliksel dirilişi anlamına da geliyor. Kürtlerin güncel olarak yaşadığı bu gerçeklik, halkımızın tarihsel ve toplumsal hakikatiyle de örtüşüyor. Halkımızın kendi tarihsel toplumsal gerçekliğinde taşıdığı bu birlikte ve kardeşçe yaşama ruhu ve kültürünü ortaya çıkaran Önder Apo oldu. Halkların kendi tarihlerinde yaşadıkları bu barış ve kardeşlik ruhu, Önder Apo sayesinde Ortadoğu coğrafyasında yeniden dirilmeye başladı. Bu gün Kürt halkı öncülüğünde kendini Demokratik toplum ve Demokratik ulus formasyonu olarak inşa etmeye başlayan bu tarihsel toplumsal kültürel ruh ve anlayış, ulus devletlerin yol açtığı kara kışları halklar, kültürler ve inançlar lehine eritmeye başlıyor.
Kürt halkı şu anda Önderliğin özgürlüğüne kilitlenmiş durumdadır. En önemli gündemi budur. Halkımız, Önder Apo’yu artık fiziki olarak da kendi arasında görmek istiyor. Bunu pratik olarak mümkün hale getirmenin demokratik mücadele kararlılığını ve iddiasını her fırsatta dile getirip açık bir biçimde ortaya koyuyor. Nitekim bu gerçeği, en son coşkulu Newroz meydanlarında herkes gördü. Halkımızın artık uluslararası hukuk açısından da imkanlı hale gelen bu istem, talep ve iradesini ilgili tüm muhatapların görmesi ve doğru okuması gerekiyor. Çünkü Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü, yüz yıllık Kürt sorununun çözümü demektir ve Kürt sorununun çözümü de tüm Türkiye’nin demokratikleşmesi demektir.
Kürt halkı, kadınları ve gençleri Newroz meydanlarında ve Amara yürüyüşünde ortaya koymuş olduğu coşkulu, umutlu ve kararlı duruşunu yıl içerisinde daha güçlü bir örgütlülük gücüne ve yüksek bir eylemsellik düzeyine ulaştıracaktır. Bizler de hareket olarak Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü sağlama hedefini, yürütmekte olduğumuz mücadelenin merkezine koyan bir perspektifle çalışmalarımıza yükleneceğiz. Bu temelde başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm yurtsever halkımızı ve değerli dostlarını, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü sağlama mücadelesine katılmaya, bu temelde örgütlülüğünü büyütmeye ve demokratik eylemliliğini daha etkili kılmaya çağırıyoruz. Yine Önder Apo’nun ekolojik toplum perspektifi temelinde herkesi bulunduğu yeri ağaçlandırmaya ve çevresini yeşillendirmeye çağırıyoruz.”