Hewlêr ve Bağdat'ta yeni kriz kapıda

Irak seçimleri üzerinden yaklaşık bir hafta geçti, ancak kesin sonuçlar halen açıklanmadı. Başta Başurê Kürdistan illeri olmak üzere birçok bölgedeki seçimlere ilişkin itirazlar sürüyor. Seçimlerle birlikte yeni bir kriz kapıda.

12 Mayıs’ta gerçekleştirilen Irak Parlamento seçimleri üzerinden yaklaşık bir hafta gibi bir süre geçti. Ancak hala kesin sonuçlar açıklanmadı. Seçimlere hile karıştırıldığı yönünde yapılan itirazlar da giderek sertleşiyor.

SONUÇLARA İTİRAZ EDEN KÜRT PARTİLER

Irak genelinde ve özellikle de Başurê Kürdistan’da seçimlere yapılan itirazlarla yaşanan kriz büyüyor. Goran, Demokrasi ve Adelet İçin Koalisyon, Komala İslami, İslami Yekgurtu, Komünist Parti ve Bızutnawa partileri daha önce seçimlerin yenilenmesine ilişkin yayınladıkları altı maddelik deklarasyondan bir sonuç almayınca bu kez, oylar sayılmaz ve seçimler yenilenmezse Irak’taki hiç bir siyasi faaliyete katılmayacakları yönünde tavır aldı.

Bu açıklamayı yapan partilerin en az üçü Irak Parlamento seçimlerinde az sayıda da olsa milletvekili çıkarmış partiler olarak dikkat çekiyor. Bu partilerin çıkan milletvekillerinin seçimden sonra açılacak parlamento seçimlerine katılmamaları, yemin etmemeleri, zaten fazlasıyla parçalı olan Irak parlamentosunu yeni bir çıkmaza sürükleme riski taşıyor.

Irak parlamentosu ve şimdiye kadarki tüm başbakanlar, her ne kadar parçalı olsalar da Irak parlamentosunda yer alan Kürt milletvekillerini bir blok gibi ele aldı. Kürt parlamenterler de genellikle bir çok konuda bir blok gibi hareket ettiler. Bu nedenle, bazı Kürt partilerinin Irak parlamento faaliyetlerine katılmayı reddetmesi, hem Bağdat hem de Hewler açısından ciddi sıkıntılar doğurabilir. Her şeyden önce Irak parlamentosu, açılışını bile sorunlu ve gerilimli bir şekilde yapmış olacak.

Bu tehlikeleri gören Irak Başbakanı Haydar Abadi geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklama ile Irak Yüksek seçim kurulunu göreve çağırmıştı. Bunun üzerine Irak Yüksek Seçim Kurulu Başurê Kürdistan’da itirazlara neden olan yaklaşık 400 sandığı yeniden elle saymak için Bağdat’a götürdü.

OY KULLANDIĞI SANDIKTAN KENDİSİNE TEK OY ÇIKMADI!

Oyların yeniden elle sayılması da sorunu çözecek gibi görünmüyor. Çünkü çok bariz bazı durumlar var. Örneğin Kerkük’te Yeni Nesil Hareketi’nin 120 numaları listesinden ikinci sıra adayı, skandal bir durumla karşı karşıya kaldı. Milletvekili adayı, eşi, annesi, babası, kardeşleri ve kendisinin oy kullandığı sandıktan kendisine bir tane bile oy çıkmamış. Milletvekili adayı “eşim dahi bana ihanet etti diye düşünelim peki bende mi kendime oy vermedim” diyerek şaşkınlığını ve tepkisini ifade etti.

Sözkonusu milletvekili adayı, oy kullandığı mekan, sandık ve sandık görevlilerinin isimleri vererek, Irak ve bölgesel mahkameler nezdinde başvuruda bulunursa, mahkemeler acaba kendisine “sen de kendine oy vermedin” mi diyecek?

OYLARIN YENİDEN SAYIMI ÇÖZÜM MÜ?

Bunun gibi daha birçok bariz örnek, seçimlerin ne kadar karmaşık ve sorunlu geçtiğine işaret ediyor. Bütün bunları bir araya getiren partiler Kerkük ve tartışmalı bölgeler dahil Başurê Kürdistan’da seçimlerin yenilenmesi talebiyle itiraz ediyorlar. O yüzden Bağdat’ta elle sayım için götürülen sandıkların yeniden sayılması da sorunu çözmekten uzak görünüyor.

Irak parlamento seçimlerinden sonra ortaya çıkan bu tablo ciddi bir krizin yaşandığı ve giderek de derinleştiğini gösteriyor. Durumun vahametini gören 81 milletvekili Irak Parlamentosunu acil toplantıya çağırdı. Parlamento toplanmasında alınacak karar elbette önemli olacak. Parlamento seçimin yeniden yapılması gibi bir karar alabileceği gibi tüm partilerin üzerinde uzlaşabileceği bazı kararlar da alabilir.

YENİ HÜKÜMET TARTIŞMALARI VE BAZI İDDİALAR

Seçimlere ilişkin başlatılan tartışmalar, itirazlar, yeniden sayılmak için Bağdat’a taşınan sandıklardan henüz bir sonuç alınmadan Bağdat çevresinde kurulacak yeni hükümete ilişkin tartışmala başlatıldı. Yeni hükümet olasılıkları üzerinde görüşler üretilmeye başlandı.

İleri sürülen görüşle, yönlendirme görüşmeler olmakla birlikte uluslararası ve bölgesel bazı güçlerin görmek istediği hükümetlere ilişkin görüşler olarak öne çıkıyor. Henüz kesin sonuçları açıklanmamış olmasına rağmen kısmi sonuçlar üzerinden birinci, ikinci ve üçüncü olan parti ve listelerden temsilciler kurulacak hükümete ilişkin görüşler de açıklamaya başladı. Bu da aslında önceden bazı hazırlıkların yapıldığı, yeni hükümete ilişkin bir planın olduğunu gösteriyor. Kaldı ki seçimden bir gün önce Başurê Kürdistanlı bazı parti yetkilileri daha seçim olmadan kurulacak hükümetin siyasal çoğunluğa göre değil, tüm kesimlerin dikkate alınacağı bir hükümet olması gerektiğini belirttiler. Bu açıklamalar, daha seçimler yapılmadan, hem seçimlere hem de kurulacak yeni hükümete ilişkin bazı planların yapıldığına işaret ediyor.

Öte yandan seçimlerden hemen sonra ABD’nin DAİŞ ile mücadele özel temsilcisi Brett McGurk önce Bağdat’ı ardından Başurê Kürdistan’ı ziyaret etti. Ziyarette bir dizi görüşme yaptı.

McGruk’un ziyaretinin seçimlerden hemen sonrasına denk gelmesi, kurulacak yeni hükümetin ABD’ye göre bir hükümet olması için görüşmeler yaptığı yönünde değerlendirildi. Bu da Abadi başkanlığında bir hükümetin kurulması anlamına geliyor.

Peki birinci ve ikinci gelen Sariun yani Sadr ve İran yanlısı Hadi Amiri’nin listeleri dururken seçimlerden üçüncü çıkan bir listenin başkanına hükümet kurma görevi verilebilir mi? Bu da ayrı bir soru ve aynı zamanda ciddi bir handikap. Böyle bir olasılığın, henüz seçim krizi sonlanmadan yeni ve daha derin bir siyasi krize yol açmasından endişe ediliyor.

Tam da böyle bir sırada İran’ın ülke dışındaki güçleri olan Spay Kutsi komutanı Kasım Süleymani’nin Irak ve Güney Kürdistan’ı ziyaret ederek bazı görüşmeler yaptığı yönünde Arap basınında bazı iddialar ileri sürüldü. İddia da olsa yabana atılacak bir iddia değil.

ABD VE İRAN HASSASSİYETİ

Bu ziyaretlerin olma ihtimali de oldukça yüksek. Zira en az ABD kadar İran’ın da Irak’ta kendisine yakın bir hükümet kurma isteği ve çabaları olduğunu bilmeyen yok. İster ABD’ye yakın ister İran’a daha yakın bir hükümet kurulsun, bu güçleri müdahaleleri yeni sorunlar çıkarabilir. Zira ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesiyle birlikte iki güç arasındaki gerilim daha tehlikeli bir boyut kazandı. Dolayısıyla, her iki güçten birine daha yakın bir hükümetin başarı şansız da zayıf görülüyor, hatta kısa sürede yıkılabileceği düşünülüyor.

HEMİN HAWRAMİ’NİN KRİZİ DERİNLEŞTİREBİLECEK AÇIKLAMALARI

Irak parlamento seçimlerinden doğan kriz ve karmaşıklık sürerken KDP yöneticilerinden Hêmin Hawrami’nin yaptığı açıklamalar, Eylül ayında öngörülen Başurê Kürdistan seçimlerinin çok daha zorlu ve çekişmeli geçeceğini gösteriyor.

Hawrami, Irak’ta kurulacak yeni hükümete ilişkin konuşurken, Irak Cumhurbaşkanının Kürtlerden olacağını, bunun YNK’li olmasının da şart olmadığını söyledi. Bu açıklamalar beraberinde çok ciddi yeni tartışmaları getirecek. Zira Bölgesel Başkanlıkla, Irak cumhurbaşkanlığı konusunda KDP ile YNK arasında bir anlaşma var. Anlaşmaya göre Irak cumhurbaşkanlığı YNK’ye bırakılırken, Bölge Başkanlığının KDP’li olması gerekiyor. Kuşkusuz, YNK hem Irak cumhurbaşkanlığını hem de bölgesel başkanlığı KDP’ye bırakmak istemeyecek. O yüzden bu açıklama zaten her iki parti ve güç arasında sürmekte olan soğuk savaşı daha farklı alanlara taşırma potansiyelini barındırıyor.

Nereden bakılırsa bakılsın seçimlerle yaşanan kriz ve sorunlar, çözüm beklerken daha da derinleşmeye doğru gidiyor. Şimdiye kadar yapılan açıklamalar ve atılan adımlar da, bu yönde işaretler veriyor. Hem Irak hem de Başûrê Kurdistan, 12 Mayıs seçimlerinden sonra yeni bir krizli dönemin kapısını açmış oldu.