Gerilla Türk ordusunu yenilgiye uğrattı

Kürt halkı ve gerillası için 2016 yılı direniş ve mücadele açısından dolu dolu geçen bir yıl oldu. Türk devletinin “çöktürme planı” çerçevesinde Kürt halkına, Kürt kentlerine ve Kürt Özgürlük Hareketi’ne yönelik topyekûn imha saldırılarını sürdürdü.

Türk devleti 2016 yılında demokratik öz yönetimlerini ilan eden Kürt şehirlerine vahşice saldırıya geçti. Türk devleti “çöktürme planı” adı altında Kürt halkına karşı gerçekleştirdiği katliam saldırılarına rağmen Kürt halkının direnişiyle karşılaştı. Sur, Nusaybin, Cizre ve Silopi’yle başlayan öz yönetim direnişleri karşısında sonuç alamayan Türk devleti, Kürt Özgürlük Hareketi'ne yönelik imha operasyonları gerçekleştirerek, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a tecrit ve izolasyon uygulamalarıyla Kürt imhasını hedefledi.

Kürt Özgürlük Hareketi, bu imha saldırılarına karşı Zap, Zagros, Amed başta olmak üzere tüm gerilla alanlarında verdiği direnişle Türk ordusunda büyük bir kırılma yaşatarak, Türk devletini yenilgiye uğrattı.

KÜRT GENÇLERİ YPS İLE CEVAP VERDİ

Türk devletinin imha saldırılarına karşı Kürt gençleri YPS, YPS Jin’i (Sivil Savunma Birlikleri) örgütleyerek aylarca süren tarihi bir direniş sergiledi. Türk devletinin ise 2016 yılında da Kürt halkına ve Kürt şehirlerine yönelik imha operasyonları devam etti. Türk devletinin imha saldırılarına karşı Kürt gençleri direnişini yükselterek, Türk ordusuna büyük darbeler vurdu.

2016 YILINA GERİLLA EYLEMLERİYLE GİRİLDİ

Türk devleti hem Kürt halkına hem de Kürt Özgürlük Hareketi'ne yönelik gerçekleştirdiği askeri-imha operasyonlarını aralıksız sürdürdü. Hava destekli kara operasyonları düzenleyen Türk devleti, Medya Savunma Alanları’na yöneldi. Kürt Özgürlük Hareketi’nin 2016 yılının ilk günlerinde başlayan eylemsellikleri yıl boyunca devam etti. Özellikle gerilla güçleri 2016 yılına Amed başta olmak üzere birçok ilde ve alanda sabotaj eylemleriyle, Türk ordusuna ağır darbeler vurdu.

“Kürdistan’da öz yönetim savunmasını yapan şehirlere karşı vahşice yönelimle yetinmeyen sömürgeci AKP devleti, gerillalara dönük saldırılarını da kış boyu sürdürmüş, kışın yarattığı koşullardan yararlanarak gerillamıza darbe vurmayı ve imha etmeyi hedeflemiştir. Ancak gerillanın göstermiş olduğu yüksek performans ve derin tecrübe ile bu saldırıları tümüyle boşa çıkarılmış ve karşı misilleme eylemleriyle gereken cevap verilmiştir” diyen HPG BİM, Türk devletinin Kuzey Kürdistan’da birçok alana dönük havadan ve karadan operasyonlarıyla Medya Savunma Alanları’na dönük kapsamlı hava saldırıları düzenlediğini belirtti. Kürt Özgürlük Gerillaları’nın kış koşullarına rağmen birçok misilleme eylemi ile Kürt şehirlerinde yaşanan direnişe destek olmayı ve Türk ordusunu püskürtmeyi hedeflediğini belirten HPG BİM, yaşanan 4 aylık savaş bilançosuna ilişkin şunları aktarıyor: “Türk ordusu, 43 kara, 183 hava operasyonları, 310 tank, havan, obüs saldırısı ile 215 kez havadan keşif faaliyeti düzenledi. Gerçekleşen operasyonlarında 18 kez çatışma yaşandı. Güçlerimiz tarafından 139 eylem düzenlendi. Gerçekleşen bu eylem ve operasyonlarda 390 asker-polis öldürülürken, 198 asker-polis yaralandı. 20 askeri aracın darbelendiği operasyon ve eylemlerde 7 helikopter darbelendi. Gerçekleşen eylem ve operasyonlarda 4 gerillamız esir düşerken, 80 yoldaşımız da kahramanca savaşarak şehit düşmüştür.”

TÜRK ORDUSU 'VARLIK, YOKLUK SAVAŞI' VERİYOR

Kışın gerillanın geliştirdiği eylemsellikler, bahar ile birlikte “devrimci operasyonlara” dönüştü. Bu çerçevede Kuzey Kürdistan’da Türk ordusuna ait karakol ve kalekolları hedef alan gerilla, Türk ordusuna ağır kayıplar verdirdi. Türk ordusu, gerillanın eylemleri karşısında tüm teknik imkânları ile Medya Savunma Alanları’na yönelik hava destekli, kara operasyonları düzenledi. Zagros, Zap alanlarına yönelik işgalci Türk ordusunun başlattığı operasyonlar karşısında direnen gerillalar, Türk ordusuna ağır kayıplar verdirdi. Türk ordusunun “varlık yokluk savaşı verdiği” Medya Savunma Alanları’na yönelik operasyonlarda gerilla günlerce direnerek, Türk devletinin tüm imha saldırılarını kırıp, devrimci operasyonlara başladı. Bu çerçevede 13 Mayıs günü sabah saat 04.30'da Hakkâri’ye bağlı Çelê ilçesinin Aşutê (Çığlı) alanında sömürgeci Türk ordusuna yönelik gerillanın başlattığı devrimci operasyonda 1 Kobra tipi helikopter düşürüldü. Gerillanın füze ile düşürdüğü helikopterin görüntülerini kamuoyuyla paylaşmasının ardından tüm dünyada savaşın seyrinin değişeceği yorumları yapıldı.

AKP’NİN ALGI OPERASYONLARI BAŞARISIZ OLDU

Gerillalar devrimci operasyonlarının kapsamını büyüterek, Türk ordusunun tuttuğu karakollara, kalekollara ve tepelere yönelik eylemlerini sürdürdü. Bu çerçevede gerillalar, Türk ordusuna ait birçok tank ve zırhlı aracı imha ederek, birçok askeri de öldürdü. Türk ordusunun gerilla karşısında aldığı ağır kayıpları saklamak için AKP havuz medyası, algı operasyonları geliştirip, yaşanan savaşı manipüle etmeye çalıştı. Her ne kadar havuz medyası, gerilla direnişini, Türk ordusunun başarısızlığını manipüle etmeye çalışsa da gerillaların yaptıkları eylemleri görüntüleyip kamuoyuyla paylaşmasıyla gerçekler ortaya çıktı.

GERİLLA, İMHA SALDIRILARINA DEVRİMCİ OPERASYONLARLA CEVAP VERDİ

Türk devletinin gerçekleştirdiği imha operasyonları Medya Savunma Alanları’nda Kürt Özgürlük Gerillaları’nın devrimci operasyonlarıyla karşılık bulurken, Kuzey Kürdistan’da da gerillanın gerçekleştirdiği sabotaj eylemleriyle birlikte Türk devletinin imha operasyonları kırılarak, savaşın seyri değişti. İstanbul, Amed, Van ve Mardin başta olmak üzere birçok kentte gerilla, sabotaj eylemleri düzenleyerek Türk ordusuna ağır kayıplar verdirdi.

TÜRK DEVLETİ KORUCULARLA SAVAŞI SÜRDÜRMEK İSTEDİ

Gerilla karşısında yenilen Türk ordusu, operasyonlarında korucuları kullanarak başarı elde etmek istedi. Türk devleti ve AKP hükümeti özellikle Kürtler arası çatışmayı derinleştirmeye çalışarak, Kürt halkına yönelik kirli bir siyaset yürüttü. Türk devleti korucuları, yol kontrollerinde ve imha operasyonlarında öne sürerek Kürtler arası çatışmayı amaçladı.

15 TEMMUZ'UN ARDINDAN OHAL KONSEPTİ

15 Temmuz darbe girişimi, Erdoğan için bulunmaz bir fırsat yarattı. “Darbeye karşı tedbir” adı altında gerçek darbeyi pratikleştirdi. Olağanüstü Hal (OHAL) Yasası’nı ilan etti; bu yasayla bütün yetkileri kendi eline aldı; normal kanunları, yasaları rafa kaldırmış oldu ve bu biçimde gözü kara bir tarzda kendi amaçlarını gerçekleştirmeye yöneldi. Ordunun 3’te 1’i darbe yedi, tasfiye oldu; sistem içi çarpışma sistemde bir ezilmeyi yarattı. Bu, beraberinde birçok yerde boşluk ortaya çıkarttı. Bu boşluk kendisi ile beraber yeni bir konsepti oluşturdu. Erdoğan, “Ne kadar zayıf olsam da saldırıyla sonuç alacağım” diyerek, yeni bir savaş konsepti oluşturdu. OHAL ile birlikte AKP ve Erdoğan, Kürt halkının tüm kazanımlarını hedef alarak, “sadece Türkiye sınırları içinde değil, Türkiye sınırları dışında da PKK’ye karşı savaşmalıyım; hattı müdafaa değil, sathı müdafaaya geçiyoruz” diyerek, resmen sınır ötesi müdahalelerle Kürdistan halkının kazanımlarına karşı tüm Kürdistan parçalarında bir savaş pozisyonuna girdi.

TÜRK DEVLETİ ROJAVA’YA SALDIRDI

Türk devleti ve AKP gerilla karşısında başarısız olunca “Fırat Kalkanı” adı altında imha saldırılarıyla Rojava’ya saldırdı. 15 Temmuz’daki darbe girişimini fırsata dönüştüren AKP ve Erdoğan, 24 Ağustos'ta Cerablus ve Dabik’e yöneldi. “Fırat Kalkanı” adı altında Cerablus ve Dabik’i çatışmasız bir şekilde DAİŞ çetelerinden devralan Türk ordusu, Minbic’e ilerlemek istedi. Demokratik Suriye Güçleri’nin ve Minbic Askeri Meclisi’nin direnişi karşısında ilerleyemeyen Türk ordusu, yönünü Bab’a çevirerek, Kürt kazanımlarını hedef aldı. Türk devleti Rojava’da gerçekleştirdiği işgalci operasyonuyla Efrîn ile Kobanê kantonlarının birleşmesini önlemeyi, ardından Rakka’ya yönelerek Rojava Devrimi’ni boğmayı amaçladı. Bu çerçevede saldırılarının dozajını artırarak birçok kez Efrîn, Kobanê, Minbic ve Grî Spi kentleri başta olmak üzere Rojava kentlerine saldırdı ve sivilleri katletti.

OHAL VE KÜRDİSTAN’DA DEVLET TERÖRÜ

Gerillalar ve Kürt gençlerinin direnişi karşısında başarısız olan AKP, 15 Temmuz sonrası OHAL adı altında Türkiye ve Kürdistan’da tam bir devlet terörü estirmeye başladı. Sadece Kürt halkını temsil eden siyasetçiler ve belediye eş başkanları değil, Kürt kültürü, sanatı ve edebiyatıyla uğraşan kişi ve kurumlar da bundan nasibini aldı. Kürt siyasetçilerine, kültürüne, sanatına yönelik AKP'nin başlattığı imha operasyonları ile Kürt halkının sindirilmek istendiğini belirten PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, ANF’ye verdiği bir mülakatta, HDP’ye ve DBP’ye yönelik geliştirilen imha operasyonları ile Kürt toplumunun sindirilmek istendiğini söyledi:

“Açık ki Kürt halkını sindirmek istiyorlar. Bu temelde hareketimizi de marjinalleştirmek amacıyla OHAL’i kullanıyorlar. Ellerinden gelirse daha da uzatacaklar. HDP’ye dönük yapılan yönelimin temelinde de bu var. HDP’ye ve DBP’ye yönelimin amacı Kürt toplumunu sindirmektir. Toplumun sırtını yaslayabileceği bir milletvekili var, bir belediye başkanı var. Her kim varsa onları tutuklayıp bu halkın direncini ve ümidini kırmak, böylece, “sen teslim olmak zorundasın, vazgeçmek zorundasın; başka yol yoktur” demek için bütün Kürt kurumlarını hedeflediler. Sadece HDP gibi siyasi partileri hedeflemiyor; 190 Kürt derneğini kapattı. Bunların birçoğu kültür, dil, araştırma merkezi, yoksullara yardım derneği vs. siyasetle ilgisi olmayan kurumlar. Kürtlük adına ne varsa bugün hepsi yasaklandı. Amacı toplumu sindirmek, böylece sonuca gitmektir. Biraz da toplumun direncini kontrol altında tutmak için son günlerde önce iki belediye başkanı gözaltına alınıyor, sonra tutuklanıyor, sonra yerlerine kayyum atanıyor. Herhalde artık bu senaryo işleyecek ve hepsini bitirmeyi hedefleyecekler.”

TÜRK ORDUSU, GERİLLANIN DİRENİŞİ KARŞISINDA YENİLDİ

Türk ordusu 2016 yılında Kürdistan halkı ve gerilla direnişi karşısında prestijini kaybetti. Bunun için eylül ayının başında Çukurca ve Şemdinli’ye yönelik operasyonlar gerçekleştirdi. Türk devleti, gerillanın Kalaşnikofu ve bombası karşısında savaş uçakları, helikopterler, keşif uçakları, tank-toplarıyla ve takviye edilen askeri gücü ile Çukurca’ya yöneldi. Türk ordusu gerillanın direnişi karşısında “varlık yokluk savaşı” vererek büyük kayıplar verdi.

Gerillaların Türk devletinin başlattığı imha operasyonlarına karşı eylemsellikleri hız kesmeden devam etti. Gerilla güçleri Karadeniz’den Dersim’e, Amed’den Serhat’a, Botan’dan Zagroslar'a tüm alanlarda aktif bir direniş savaşı yürüttü. Türk devletinin faşist imha amaçlı geliştirdiği işgal operasyonlarını sonuçsuz bıraktı. Türk ordusu kara operasyonlarında ciddi bir sonuç elde edemediği gibi gerillanın geliştirdiği etkili ve sonuç alıcı eylemler karşısında ağır kayıplar verdi. Bu kapsamda Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında yaşanan savaşın bilançosunun sonuçlarına ilişkin HPG şu açıklamayı yaptı:

"132 kara operasyonları düzenlendi. 83 savaş uçağı, 36 Kobra helikopter ve 85 havan, obüs, tank ve top saldırısı gerçekleşti. Gerçekleşen 530 eylem ve çatışmada 21’i rütbeli olmak üzere 1736 polis-asker öldürüldü, 676 polis-asker yaralandı. 4 tank olmak üzere 120 zırhlı araç imha edilirken 29 zırhlı araç da darbelendi. Gerçekleşen eylem ve çatışmalarda 214 yoldaşımız şehit düşerken, 6 yoldaşımız da düşmana esir düşmüştür."

OHAL UZATILDI

15 Temmuz darbe girişiminin ardından AKP hükümeti, üç aylık OHAL kararı alarak Kürt halkına ve Kürt Özgürlük Hareketine yönelik bir imha konsepti geliştirdi. Kürt Özgürlük Hareketi karşısında yenilgi alan AKP Hükümeti Ekim ayının başında OHAL’i üç ay daha uzatarak Türkiye ve Kürdistan’a uyguladığı devlet terörünü had safhaya çıkardı. Bu çerçevede Kürt Özgürlük Hareketi'ni, Kürt halkını ve muhalefeti tasfiye etmek isteyerek Türkiye’de özgürlük ve demokrasi mücadelesini ortadan kaldırmak için geniş çaplı bir saldırı geliştirdi. Bu saldırılar karşısında direnen Kürt halkını yok etmek için saldırılarının dozajını artıran AKP başta Kürt halkının seçilmişleri olan HDP milletvekillerini zindana attı, belediye eş başkanlarını tutuklayarak yerlerine kayyumlar atadı, Kürt derneklerini kapattı, Kürt halkının ve demokrasi mücadelesinin sesi olan özgür basın kuruluşlarını kapatarak saldırılarını bir üst aşamaya çıkardı.

TAK DEVREYE GİRDİ

Kürt halkını topyekûn hedefleyen, her gün savaş naraları atan, “artık acımasız olacağız, canlarını yakacağız, yok edeceğiz, ortadan kaldıracağız” diyen Türk devlet yetkilileri tarafından açıklamalar yapıldı. Erdoğan ise bu açıklamalarla sınırlı kalmayarak “milli seferberlik ilan ediyorum” diyerek “Milli Muhbirlik Seferberliği” ilan etti. Yani herkese, “kimi görürseniz ihbar edin” dedi. Tabii bir de bu seferberliğin hedef tahtasına Kürtler oturtuldu. Yani bu seferberlikle AKP “yok edeceğiz”, “mahvedeceğiz” sözleriyle aslında Kürt toplumunu hedefledi. Seferberlik ilanından sonra HDP’nin bürolarına çeşitli ırkçı gruplar tarafından saldırılar yapıldı. AKP, bu çerçevede Kürt halkını sindirmeyi amaçladı. Faşizan saldırılar ile Kürt halkına yönelen AKP ve onun kolluk güçlerine yönelik TAK devreye girdi. Kürt halkının imhasını hedefleyen saldırılara karşı İstanbul, Beşiktaş, Kayseri gibi yerlerde eylemler gerçekleştirdi. Gerçekleşen bu eylemlerde onlarca asker-polis öldürüldü. Özellikle Cizre’de onlarca insanı katleden ve bodrumlarda yakan Kayseri Komando Tugayı’nın Kürdistan’daki katliamlarının hesabını sordu.

HPG 2016 YILININ SAVAŞ BİLANÇOSUNU AÇIKLADI

Türk devleti gerillanın direnişi karşısında en ağır kayıplarını 2016 yılında verdi ve aldığı ağır kayıplar sonucu kısa sürede geri çekilmek zorunda bırakıldı. “Profesyonel olarak sürdürülen gerilla savaşında düşman güçleri başarısız kılınmıştır” diyen HPG, yazılı bir açıklama ile 2016 yılında yaşanan yoğun savaşın bilançosunu şöyle açıkladı:

“Türk ordusu 323 kez kara operasyonu, 406 kez hava, 88 kez kobra helikopterle ve 493 kez havan, obüs, tank ve top saldırısı gerçekleştirdi. Gerçekleşen operasyonlar karşısında 1150 kez eylem ve çatışma yaşandı. Yaşanan eylem ve çatışmalarda 38’i rütbeli olmak üzere 3404 polis-asker öldürüldü, 1334 polis-asker yaralanırken, 8’i tank olmak üzere 166 zırhlı araç imha edildi, 1 F-16 savaş uçağı ve 3 helikopter düşürüldü. 48’i zırhlı araç 25 helikopter darbelendi. Yaşanan çatışmalarda 13’ü Şengal direnişinde olmak üzere 585 gerillamız şehit düşmüş, 14 gerillamız ise esir düşmüştür.”