Amed; ölüm, yıkım ve talana ‘HAYIR’ diyor

Yıkılan Kürt kentlerini, buzdolaplarında saklanan çocukları unutmadıklarını söyleyen Amedliler, vicdandan nasibini alanların bu zulme ‘Evet’ diyemeyeceğini düşünüyor.

 

16 Nisan’da gerçekleştirilecek referandumda ‘’Hayır’’ oyu kullanacaklarını belirten Amedlilerden derlediklerimiz şöyle:

‘ÖNEMLİ OLAN YARINI DÜŞÜNEREK HAREKET ETMEK’

Sur, Nusaybin, Cizre ve Şırnak’ta yaşanan yıkım ve ölümlerden dolayı ‘’Hayır’’ diyeceğini belirten Aydın Ayvacı, “Avrupa’da düzenleyecekleri ‘Evet’ konferanslarına izin verilmediği için demokrasi yaygarası koparan AKP’liler; Sur’a, Nusaybin’e, Şırnak’a ve Cizre’ye alınmayan milletvekillerini ne çabuk unuttu? Sur’u, Şırnak’ı ve Cizre’yi yerle bir ettiler. Yüzlerce insanı katledip onlarca çocuğun cenazesinin defnedilmesine bile izin vermediler. Biz buzdolaplarında saklanan çocukları unutmadık! Orada yaşayanlar insan değil miydi? Vicdandan nasibini alan hiç kimse bu zulme ‘Evet’ diyemez’’ dedi.

Ayvacı, bir kişinin halkı yönetmesiyle bir meclisin halkı yönetmesi arasında dağlar kadar fark olduğunu belirterek şunları dile getirdi: ‘’Her şeyi bir kenara bıraktık, referandumdan ‘Evet’ çıktı. Emin olun ki sonuç hiç hayırlı olmayacak. Bir kişinin 80 milyonu yönetmesiyle, bir meclisin 80 milyonu yönetmesi arasında dağlar kadar fark var. Saddam, Hüsnü Mübarek ve Kaddafi nerede? Diktatörlüklerinin sonunun nasıl olduğunu hep beraber gördük. Menfaat peşinden koşan bazı insanlar bugün geçsin yarına Allah kerim mantığıyla ‘Evet’i savunuyor. Önemli olan yarındır. Atalarımız yarını düşünerek hareket etseydi biz bu halde olmazdık. İşte bu nedenle Kürt halkına çağrım sonuna kadar ‘Hayır’ demeleridir.”

‘BU ÜLKENİN KÜRTLERİ YOK SAYMAK GİBİ BİR PROBLEMİ VAR’

İktidarın halkı umursamadan devletin tüm imkanlarını ‘’Evet’’ çıkması için seferber ettiğine dikkat çeken Amedli Emrullah Zümrüt de, “Esnafın ve ülkenin içinde bulunduğu halin tek sorumlusu iktidardır. Onlar istedikleri kadar ‘Evet’te ısrar etsinler biz ‘Hayır’ demeye devam edeceğiz. Çünkü ‘Hayır’ demek için onlarca sebebimiz var.' Bunların en belirginiyse ülkede yaşanan siyasi ve ekonomik krizdir. Ekonomi öyle bir hal aldı ki; esnafın %80’i kepenk kapatacak duruma geldi. Buna karşılık hükümetin yaptığı tek şey ise suni ve sahte paketlerle esnafı kendine bağımlı hale getirmektir. Bir ülkeyi yönetebilmek için iktidar olmak yetmiyor, ülkeyi geliştirmek ve iyileştirmek de gerekli, siz bunu yapamıyorsunuz! Bu ülkenin Kürtleri yok saymak gibi bir problemi var. Çıkarılan kanunlar ise bu durumu iyileştirmek bir yana hukuka bile uygun değildir. Bu nedenle ‘Hayır’ diyoruz. Sandıktan ‘Evet’ çıkacağını inanmıyorum ama diyelim ki çıktı; bu Türkiye ve Kürdistan halklarının kaybı olur. Halklara çağrım, onları yok sayan bu sistem karşısında ‘Hayır’ demeleridir” şeklinde konuştu.

‘KÜRTLERDEN ÇOK TÜRKLERİN ‘HAYIR’I ÖRGÜTLEMESİ GEREKİR’

Türkiye’de tek kişilik bir rejim kurulmak istendiğini düşünen Rojhat Bilmez ise, “Başkanlık sistemiyle yasama, yürütme ve yargı güçleri bir kişide toplanacak. Bu durum bir bütün olarak demokrasiye aykırıdır. Bu yüzden referandum oylamasında ‘Hayır’ diyeceğim. ‘Evet’ çıkması durumunda Kürtlerden çok Türkler kaybedecektir. Bu nedenle özellikle Türklerin ‘Hayır’ demesi ve ‘Hayır’ı örgütlemesi gerekmektedir. Kürtler açısından değişecek bir şey olmayacak; zindanlar, baskı ve ölüm artarak devam edecek. İşte bu nedenle Amed halkına ve özellikle gençlere çağrım, tek adam rejimine ‘Hayır’ demeleridir” ifadelerini kullandı.

‘’EVET’ ÇIKARSA SAHRA-ALTI AFRİKA ÜLKELERİNE DÖNECEĞİZ’

Özgür bir gelecek için herkesi ‘Hayır’ demeye davet eden Sedat Ödümlü şunları söyledi: “Tek adam rejiminin ve diktatörlüğün hakim olmaması, üzerimizdeki baskıların daha fazla artmaması ve özgür bir gelecek için ‘Hayır’ diyoruz. ‘Evet’ çıkması durumda Sahra-altı Afrika ülkelerindeki diktatörlük tarzına benzer bir rejim ile yönetileceğiz. Ekonomik olarak zaten dibe vurmak üzereyiz. Bu daha kötü hale gelecek. Kürt siyasal hareketi üzerindeki baskılar parlamenter sistemde böyleyse söz konusu sistemde ne hale gelecek, hep beraber göreceğiz.”

Halkın geçim sıkıntısı yaşadığına vurgu yapan Mehmet Akalan ise; “Şimdiye kadar bu hükümetin tek bir yararını görmedik. İnsanlar işsiz, güçsüz dolaşıyor. Bu gidişle durum daha kötü olacak. Bu nedenle ‘Hayır’ diyoruz” dedi.