28 Mar 2017

Gar Katliamını kınayanlar okuldan uzaklaştırıldı!

Ege Üniversitesi’nden Ankara Gar Katliamını protesto ettikleri için ceza alan öğrenciler bir haftadır başlattıkları “uzaklaşamıyoruz” kampanyasıyla direniyorlar.

9 Mart 2017 Perşembe 09:00
İZMİR / ANF - ÖZGÜR AYDIN

Ege Üniversitesi 3 yıldır OHAL uygulamalarını aratmayacak şekilde polis ve özel güvenlik ablukası altında yarı açık cezaevini andırıyor. Giriş ve çıkışların turnikelerle, öğrencilerin topluca oturduğu alanlarında  saclarla kapatıldığı okulda, en küçük bir hak talebi de yasak. Okulda topluca balon şişirenlere de; kitap okuyanlara da hemen soruşturma açılıyor.

En son çeşitli tarihlerde eylem ve etkinliklere katıldıkları gerekçesi ile 37 öğrenciye 6 ile18 ay arasında değişen uzaklaştırma cezaları verildi.

Uzaklaştırılan öğrenciler de “Okulumu geri istiyorum” adında bir kampanyayla hafta içi her gün 13.00 ve 17.00 saatleri arasında oturma eylemi başlattılar. Öğrenciler, her gün Bornova Küçükpark meydanındalar.

İzmirlileri direnişe sahip çıkmaya çağıran öğrenciler, ANF’ye konuştular...

‘HERHANGİ BİR UYARI ALMADIK’

Gazetecilik Bölümü öğrencisi Sultan Keleş, üst üste iki uzaklaştırma aldığını ve uzaklaştırılmadan önce herhangi bir uyarı almadıklarını belirtti. Keleş, daha önce açılan soruşturmalarda ifade verdiklerini; ama bir sonuç çıkmadığını aktararak, “Bu dönem soruşturmalar bir anda sonuçlanamaya başladı. Referandum öncesi soruşturmaların sonuçlanması düşündürücü. Bizler de Hayır kampanyasını okulda ve öğrenciler arasında yürütecek öğrencilerdik. Bundan rahatsız oldular.  Yeni atanan rektör yardımcısının son derece  kirli bir tarihi var. Kendisi Süleyman Demirel Üniversitesi'nden geldi. Birçok öğrencinin uzaklaştırılmasına sebep olmasından tanıyoruz. Okula gelince Ülkü Ocakları'nı sahiplendi, 'çalışmaları' başarılar diledi. Bu durum AKP-MHP ortaklığının bir göstergesi” dedi.

‘DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

Direnişin 7. gününde olduklarını hatırlatan Keleş, çok güzel ve umut verici bir dayanışmayla karşılaştıklarını belirterek, “Burada her geçen, önce bir bakıp, ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Herkesin dikkatini çekmeyi başarıyoruz. Bizim için bir şeyler yapmak isteyen de yemek getiren de oluyor. Direnmeye devam edeceğiz, onlar uzaklaştırdı diye gidip evimizde oturmayacağız” diye konuştu.

‘REKTÖR FETÖ’DEN TUTUKLU’

Kendilerini okuldan uzaklaştıran Ege Üniversitesi Rektörü Cüneyt Hoşcoşkun'un aynı zamanda Barış İçin Akademisyenler grubu hocalarını da ihraç ettiğini hatırlatan Keleş, şöyle devam etti:  “Rektör Hoşcoşkun FETÖ'den ihraç edildi. Peki, 'FETÖ'den ihraç edilen bir Rektörün  bize verdiği cezalar ne kadar meşrudur? Verilen kararları asla tanımayacağız. Eylemimize devam edeceğiz. ‘Uzaklaşamıyoruz’  eylemini sonuna kadar sürdüreceğiz. İzmir halkını da desteğe bekliyoruz.”

‘KATLİAMA ORTAK OLDULAR’

Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü son sınıf öğrencisi Seyithan Semo, okuldan uzaklaştırılma sebebinin ‘izinsiz öğrenci faaliyeti’ olarak kendilerine tebliğ edildiğini belirtti. Semo, 2 yıldır Ege Üniversitesi’nde OHAL şartlarının uygulandığını ifade ederek, “Ankara Gar saldırısını protesto ettiğimiz için 6 aylık bir uzaklaştırma aldım. Okulum bitmesine sadece 2 dersim kalmıştı. Okulda baskılar Fırat Çakıroğlu’nun öldürülmesiyle artmıştı. Bu cezalarda okulda sol, sosyalist, devrimci güçlerinin sesinin kesilmesi içindi. Çimlerin etrafı sac örgülerle kapatıldı. Giriş ve çıkışlara turnikeler koyuldu. Toplu bir şekilde kitap okuyanlara, topluca müzik dinleyenlere bile soruşturma açıldı. Balon şişirdiği için bile arkadaşlarımız soruşturmaya maruz kaldı. En kötü olanda Ankara Gar Katliamını protesto ettiğimiz için uzaklaştırılmış olmamız. IŞİD’in yaptıklarını protesto ettiğimiz için nasıl uzaklaştırılırız bunu anlamak çok zor. Ben de patlama sırasında oradaydım nasıl bu yaşanan saldırıyı protesto etmeyeyim? Açılan bu soruşturma ve verilen cezalar yapılan katliama ortak olmaktır.”

‘OKUL ZATEN OHAL İLE YÖNETİLİYORDU’ 

Okulda baskıların her daim devam ettiğini söyleyen Semo, son KHK ile hocaların ihraç edilmesiyle yaşanan hukuksuzluğun ayyuka çıktığını ifade etti. Bu son yaşananların artık kabul edilemeyeceğini belirten Semo, “Bunları söylediğimiz için de soruşturma yedik. Devam eden soruşturmalarımız var. Hocalarımızın barış çağrısı çok yerindedir. Bu ülkede barışı istemek, yerindedir. Ölüm bu ülkedeki hiçbir insanın işine yaramıyor” dedi.

Direnişe devam edeceklerini ifade eden Semo, 16 Nisan’da yapılacak referandumda da ‘uzaklaştırılmış’ öğrenciler olarak Hayır diyeceklerini vurguladı.

‘DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

Uğur Çayan Akbıyık da, Ege Üniversitesi’nden uzaklaştırılan öğrencilerden. Üç nedenden uzaklaştırıldığını ifade eden Akbıyık, “İlk uzaklaştırılmam Ankara Gar Katliamı protestosu. İkincisi ‘Hocalarımıza dokunma’ eylemini organize ettiğimiz için diğeri de YÖK protestosu. Aldığımız bu cezalar, açılan soruşturmalar ülkedeki genel siyasi havadan kaynaklı. Ülke karanlığa gömüldükçe; bilim ve eğitimin üstü örtülmek isteniyor. Bu hakikatin en üretken olduğu yerlerden biri üniversitelerdi; bu nedenle saldırılar bu kadar yoğun. İlk olarak akademisyenlerin başlatmış olduğu imza direnişine saldırdılar.  Hocalarımızı uzaklaştırdılar ardından bizlere yöneldiler. Başaramayacaklar, direnmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

‘HAYIR SONRASI CEPHE OLUŞTURULMALI’

Akbıyık, 16 Nisan’da yapılacak referandumda Hayır oyunu merkeze aldıklarını; ama sol, sosyalist güçlerin de bir cephe oluşturması gerektiğini vurgulayarak, “Elbette Hayır çıktığında faşizm gerileyecektir. Ama bir geniş cephe örgütlenmesi de gerekiyor. Ezilen halkları ve sınıfların bir araya gelip Hayır’dan sonrasını da örgütlemeleri gerekiyor” dedi.