24 Mar 2017

KCK: 'Ya özgür yaşam ya özgür yaşam' şiarıyla Newroz’u karşılayalım

Erdoğan ve Bahçeli’yi çağımızın Dehakları olarak tanımlayan KCK, faşist ve soykırımcı zihniyetin tarihte olduğu gibi bugün de Newroz’un direnişçi ruhu karşısında duramayacağını vurguladı.

16 Mart 2017 Perşembe 11:55
BEHDİNAN - ANF

Newroz mesajı yayımlayan KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı, Kürt halkına ve demokrasi güçlerine faşizme karşı ‘’ya özgür yaşam ya özgür yaşam’’ sloganıyla alanlara çıkma çağrısında bulundu.

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, ‘’Halkımızın, dostlarımızın, yoldaşlarımızın ve tüm Ortadoğu halklarının Newroz’unu yeni bir mücadele yılının başlangıcının coşkusuyla kutluyoruz.’’ denildi.

Newroz şehitlerinin anıldığı KCK açıklamasında şu ifadeler yer aldı: ‘’Newrozlara ulusal, toplumsal, kültürel değerler ve anlamlar yükleyen ve direnişçi karakter kazandıran tüm Newroz şehitlerimizi Mazlum Doğan, Zekiye, Rahşan, Ronahi ve Berivanlar şahınsa minnet ve saygıyla anıyoruz. Onlar Newroz’a kazandırdıkları değer ve anlamlarla mücadelemizi yenilmez kılmışlardır.’’

Newroz’un Kürt halkı için önemine dikkat çekilen KCK açıklaması şöyle devam ediyor: Kürtler için her Newroz ulusal, toplumsal ve kültürel değerlere yeni değerler katma, zulüm ve baskıya karşı direnişi yükseltme günleri olmuştur. Her Newroz zulme ve baskıya karşı yeni bir mücadele yılının başlangıcı ve yemini olmuştur. Kürtler Newroz’un ruhunda var olan değerler ve direnişçi karakterle kendini var etmiş, bugünlere taşımıştır. Varlığın garantisi, özgür ve demokratik yaşam Newroz ruhunda var olan değerler ve direnişçi karakterle sağlanacaktır.

AKP-MHP FAŞİZMİ KÜRTLERİ YOK ETMEK İSTİYOR

İçinden geçtiğimiz aylar ve yıllar Newroz ruhu ve karakterinin ayağa kalkarak var olma yok olma mücadelesinde halkımızı var eden direnişlerin geliştiği yıllara benzemektedir. Türkiye'deki AKP-MHP faşist iktidarı ve Kürt düşmanları Kürtlerin özgür ve demokratik yaşamı kazanacak düzeyde güçlendiklerini görerek Kürt’ün gücünü ve iradesini kırma saldırısını başlatmışlardır. Kürt’ü 20. yüzyılda olduğu gibi soykırımcı sömürgecilik altında yok etmek istemektedirler. Bunun için Kürt nerede örgütlenmiş, güçlenmiş, mücadele eder hale gelmiş ve kazanım elde etmişse oraya saldırıp Kürt’ün varlığına, özgür ve demokratik yaşamına ait tüm değerlerin kökünü kazımaya çalışmaktadırlar. Kürtler tarihlerinin bazı dönemlerinde görüldüğü gibi ortadan kaldırılma tehlikesiyle karşı karşıyadırlar.

Kürtler Ortadoğu'da yaşanan Üçüncü Dünya Savaşında bilinçleri, örgütlülükleri ve direnişçi karakterleriyle büyük kazanma imkan ve fırsatlarına kavuştukları gibi, birlik içinde mücadele etmedikleri takdirde yok olmayla sonuçlanacak yeni bir soykırım yüzyılının cenderesine gireceklerdir.

Ortadoğu'da süren Üçüncü Dünya Savaşında Kürtlerin büyük kazanması açısından ulusal birliklerini sağlamaları çok önemlidir. Kürtler tarihin önemli dönemeç anlarında birlik olamadıkları için kaybetmişler ve bu kaybetmenin acısını çok çekmişlerdir. Kürt düşmanları da Kürtlerin en büyük zaafının birlik olamama olduğunu gördüklerinden, her zaman Kürtlerin birliklerini bozma ve birbirlerine karşı kullanmayı Kürtlere karşı bir mücadele tarzı haline getirmişlerdir. Kürtleri egemenlik altında tutmak için de Kürtlerin birlik olamama durumunu ve iç ihanetleri iyi değerlendirmişlerdir. Bu açıdan Kürtler tarihi fırsatların ortaya çıktığı bu dönemde Newroz ruhuyla birliklerini pekiştirmeyi ve ihanete karşı tutum almayı da Newrozlarda ödenen ağır bedellerin sorumluluğu olarak mutlaka gerçekleştirmelidirler.’’

KÜRT DÜŞMANLARI KÜRTLERİ SOYKIRIMA UĞRATMA ISRARINI SÜRDÜRÜYOR

Kürtlere yönelik soykırım saldırılarına dikkat çeken KCK, başta Türk devleti olmak üzere Kürt düşmanlarının Kürtleri soykırıma uğratma ısrarını bırakmadıklarını belirtti. KCK açıklamasının devamında şu değerlendirmeler yer aldı:

‘’Her gün tek millet, tek vatan diyerek bu amaçlarını açıkça ortaya koymaktadırlar. AKP-MHP ittifakına dayalı faşist iktidar Önder Apo’nun demokratik çözüm yolunu açmak için hazırladığı Dolmabahçe Mutabakatını reddederek, 2015 7 Haziran seçim sonuçlarını yok sayarak, ulusal devlet yaratma temelinde Kürtleri yok etmenin anlaşması olan Lozan Antlaşmasının yıldönümü 24 Temmuz’da soykırım savaşını tırmandırarak bu amaçlarını açıkça ortaya koymuşlardır. Son iki yıldır sürdürülen tüm saldırılar ve baskılar tamamen Kürt halkının iradesini kırıp sindirerek soykırım amaçlarına ulaşmak için yapılmıştır.

‘SOYKIRIM SALDIRILARINA CEVAP: YA ÖZGÜR YAŞAM YA ÖZGÜR YAŞAM

Bu soykırımcı saldırılar karşısında Newroz ruhunu ayağa kaldırarak var olma, özgür ve demokratik yaşamı gerçekleştirme mücadelesini yükseltme dışında başka bir yol yoktur. Kürt’ü yok etme saldırısı yürüterek “ya bitecek ya bitecek” diyenlere karşı varlığı korumak için, Newroz’un direnişçi karakteriyle “ya özgür yaşam ya özgür yaşam” diyerek büyük komutan Çîyager’in ifadesiyle muhteşem bir direniş geliştirme zamanıdır. 2017 yılı gerilladan halkımıza kadar hepimizin önüne böyle bir tarihi direnme sorumluluğu ve görevi koymuş bulunmaktadır.’’

‘ERDOĞAN VE BAHÇELİ GÜNÜMÜZÜN DEHAKLARI KONUMUNDADIR

Tarih boyu Newroz ruhu ve direnişçi karakteri önünde hiçbir baskı ve zulüm duramadığını belirten KCK, Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin günümüzün Dehakları olduğunu, onlar ve onlar savaş çetelerinin de Newroz’un direnişçi ruhu karşısında duramayacaklarını belirtti. Açıklamada şöyle denildi: Halkımız her zaman olduğu gibi Newroz ruhunda var olan ulusal, toplumsal, kültürel değerler ve direnişçi karakterle bu Dehaklara karşı da direnerek Kürt’ün var oluş gücünü bir daha gösterecektir.

NEWROZ RUHUYLA MUTLAKA KAZACANAĞIZ, MUTLAKA KAZANACAĞIZ

Bu açıdan 2017 Newroz’unda halkımız her yerde ayağa kalkarak zulme karşı Kürt’ün var olma iradesini ve özgür yaşam tutumunu ortaya koymalıdır. Newroz, Kürt’ün varlığının ve iradesinin ortaya konulduğu günlerdir. Newrozlarda hastalar dışında genç, yaşlı, kadın ve çocuk herkesin meydanlara çıkarak Kürt’ün varlık gerçeğini ortaya koyması ve biz varız demesi bir kültür, bir gelenek, bir ibadettir; Kürt’ü var eden değerlere minnet duymak ve bu değerleri yaşatmaktır. Kürtler binlerce yıldır Newroz’u tüm değerleriyle böyle yaşatarak var etmiş, bundan sonra da varlığını böyle sürdüreceklerdir.

Her Newroz Kürtler açısından yeni bir başlangıç ve yeni bir doğuştur. Bu açıdan iki yıldır sürdürülen ağır saldırılara karşı yeni bir güçlü direniş yılı başlangıcı yapmalıyız. Kürt halkının her zor dönemde Newroz ruhuyla yeniden bir doğuşu gerçekleştirme gerçeğini bir daha ortaya koymalıyız. Halkımız tarih boyu ve geçen on yıllarda olduğu gibi direnerek ve meydanlara çıkarak hem varlığını ortaya koymalı, hem de 21. yüzyılda mutlaka özgür ve demokratik yaşama kavuşma iradesinde olduğunu göstermelidir. Hiçbir yasak ve baskı Newroz kutlamalarını engellememeli, eğer toplu kutlamalar engellenmeye çalışılırsa her mahalle bir Newroz meydanı haline getirilerek Kürt’ün varlığının kanıtı olan Newroz ruhu ve direnişçi karakterinin engellenemeyeceği dost düşman herkese gösterilmelidir.

Newroz ruhuyla mutlaka kazanacağız, mutlaka kazanacağız!