23 Mar 2017

67’nci Berlinale ‘Django’ ile açıldı

67’nci Uluslararası Berlin Film Festivali, Fransız Yönetmen Etienne Comar’ın “Django” filmiyle açıldı. Film, Hitler faşizminden kaçan Belçikalı Sanatçı Django Reinhardt’ın hayatını konu alıyor.

10 Şubat 2017 Cuma 10:32
BERLİN - ALİ GÜLER

Merakla beklenen 67’nci Uluslararası Berlin Film Festivali, dün büyük bir gala ile kapılarını açtı. Günlerdir Postdamer Platz’ta yapılan hazırlıkların ardından festivalin, Paul Verhoeven başkanlığındaki heyetin basının karşısına geçmesiyle startı verildi. Ardından ise Fransız Yönetmen Etienne Comar’ın filmi “Djangonun basın gösterimi yapıldı. Akşam ise aralarında sinema dünyasından isimler ve Alman siyasetçi ile tanınmış şahsiyetlerin katılımıyla kırmızı halılı seremonili gala yapıldı. Böylece 67’nci Berlinale başlamış oldu. Yoğun güvenlik önlemlerinin altında başlayan festival, Aralık ayında Berlin’de Noel pazarına yapılan terör kurbanlarının anılmasıyla start aldı. Bu yıl toplam 399 filmin gösterileceği festival, 19 Şubat’ta yapılacak ödül töreniyle son bulacak.

DJANGO’NUN HAYATI BEYAZ PERDEDE 

Film, 1943 ile 1945 yılları arasında Paris ve İsviçre’de geçiyor. 'Django' bir dönem filmi. 1910 ile 1953 yılında yaşayan Belçikalı Caz Sanatçısı, Gitarist Django Reinhardt’ın 2 yıllık hayatını anlatan film, deneyimli Fransız Yapımcı ve Senarist Ettienne Comar’ın ilk filmi.

“Django”, 1943 yılında Hitler’in Paris’i işgal etmesinden sonra başlıyor. İşgalden sonra kentteki birçok şey yasaklanıyor. Caz müziği de yasaklananlar listesinde. Hayat artık Django Reinhardt gibilerine bir işkenceye dönüşüyor. Uzun zaman kaçmak ile kalmak arasında bocalayan Django, toplama kampına gönderilmesiyle karşı karşıya kaldıktan sonra hamile eşi ve yaşlı annesiyle birlikte İsviçre’nin Cenevre Gölü'nün kenarında kırsal bir yere yerleşiyor, diğer Romenlerin yanına. Bir süre sonra Nazi işgali burada da kendisini gösteriyor. Baskı ve kaçışın burada da devam ettiği film duygusal ve dokunaklı sahnelere sahip. Hayatta kalma mücadelesiyle geçen filmde, Django bütün baskı ve yasaklamalara rağmen müziği bırakmıyor.

GİTARIYLA FAŞİZME MEYDAN OKUYOR

Elinde gitarıyla hayatta tutunmaya çalışan Django, adeta müziğiyle faşizme meydan okuyor. Bir müzikal tadında olan film, her ne kadar vasat yönleri ağırlıkta olsa da iyi bir biyografi filmi. Nazi faşizmi, Django Reinhardt’ın kaçış yolunda son buluyor. Bu aynı zamanda filmin de son sahneleri. Film ise tam olarak, Django’nun Paris’te İkinci Dünya Savaşı'nda katledilen Romenlerin anısına verdiği bir konser ile son buluyor. Filmin perdeleri ise binlerce çocuk, kadının siyah beyaz fotoğraflarıyla kapanıyor. 

Filmde Reinhardt’ı babası Cezayir kökenli olan başarılı Fransız Aktör Reda Kateb canlandırıyor. Comar’ın senaryosunu Alexis Salatko ile yazdığı filmde başlıca rolleri Cécile de France, Alex Brendemühl, Ulrich Brandhoff, Antoine Laurent ve Aloise Sauvage paylaşıyor. Filmin müzikleri de Hollandalı Caz grubu olan Rosenberg Trio tarafından kaydedilmiş. Reda Kateb’in oyunculuk performansı ise övgüye değer.