21 Şub 2017

PAJK Koordinasyonu, Sara, Rojbin ve Ronahi’yi andı

PAJK Koordinasyonu, “Tıpkı 21. yüzyılın Roza Luxemburg’u gibi mücadelenin olduğu her alanda Sara arkadaşımız vardı, var oldu ve var olacak” dedi.

9 Ocak 2017 Pazartesi 07:01
HABER MERKEZİ - ANF

PKK kurucularından Sakine Cansız, KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan ile Gençlik Hareketi üyesi Leyla Şaylemez’in katlediliş yıl dönümüne ilişkin açıklama yapan PAJK Koordinasyonu, “Tıpkı 21. yüzyılın Roza Luxemburg’u gibi mücadelenin olduğu her alanda Sara arkadaşımız vardı, var oldu ve var olacak” dedi.

Yazılı bir açıklama yapan PAJK Koordinasyonu, kadın özgürlük hareketinde bir tarih olan öncü militan kişilik olan Sakine Cansız (Sara), Fidan Doğan (Rojbin), Leyla Şaylemez’i (Ronahi) andı.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Cansız için “Yaşamı örnektir” dediği hatırlatılan açıklamada, “Evet O duyumsayan incelikli ruhuyla, dolu dizgin mücadelesiyle, katıksız inancı, direnişçi kimliği, insanlığı kucaklayan yüreği, farklılıkları gözeten zengin bakışı ve bir bütün yaşamı, mücadele tarzı ile örnek bir kadın militandı. Sara kişiliği yaşamıyla efsane ve kavgasıyla destan şahadetiyle evrensel bir kimliktir. Gerektiğinde halkı etrafında toplayan bir ajitatör, gerektiğinde bir savaşçı, gerektiğinde siyasetçiydi. İster fabrikada olsun ister zindanda ister dağda olsun ister toplumsal alanda fark etmeksizin O, her yerde mücadele etmesini bilen yaman bir Apocuydu.

Kadın özgürlük mücadelemizin bütün ilklerinde Sara arkadaşın imzasını görmüşüzdür. İlk gurup aşamasında başlayan mücadele maratonu zindan direnişinde zirveye ulaşmıştır. Zindanda ilk siyasi savunma yapan ve tarihte bedenini ilk defa ölüm orucuna yatıran kadın olmuştur. ‘Buradan kadın itirafçı çıkmayacak’ diyerek Seyit Rızalardan devraldığı düşman karşısında diz çökmeyen tutumuyla başı dik ve onurlu bir mücadelenin adı olmuştur. Aynı zamanda kadın ordulaşmasının ilk neferi ve komutanı olmanın derin heyecanını yaşayanlardandı. Kadınlar YAJK çatısı altında ilk defa örgütlenirken Sara arkadaş burada hararetli tartışmalarıyla büyük kararlaşmanın uygulayıcısı oldu. Kadın özgürlük ideolojisi ilan edilirken de, derin bilgeliği ile bir derviş misali kendini hakikat yoluna adamaktan çekinmedi. Kadın hareketi konfederal sisteme kavuştuğunda ise yer aldığı toplumsal çalışmalarda halkçı ve yurtsever özellikleriyle Alevilerin, Êzidîlerin, mültecilerin bir bütün kadınların, gençlerin çocukların ve her kesimden insanların yüreğinde büyük bir yer edindi” denildi.

Cansız’ın aynı zamanda özgürlük hareketinin dışa yansıyan yüzü olarak kadın özgürlük mücadelesini evrenselleştiren bir sembol olduğuna da dikkat çeken PAJK Koordinasyonu şunları belirtti: “Tıpkı 21. yüzyılın Roza Luxemburg’u gibi mücadelenin olduğu her alanda Sara arkadaşımız vardı, var oldu ve var olacak. Bu haliyle kadının xwebun olma yolunda sistemle geri-geleneksel olan her şeyden arınmış bağımsız bir kişilikti. Kimsenin ardında yürümeyen hep önde olan bir kişilik. Herkesin önünde koşar adım ile devrimi arşınladığından tarihe izlerini derin bırakırdı. Sonrasında milyonlarca ardılları Sur’da, Cizre’de, Nusaybin’de aynı kesintisiz kavganın devamı oldular. Sara, Rojbin ve Ronahilerin sonsuzluğa ulaştığı bu ayda aynı direniş geleneğinden gelen Sevê, Fatma ve Pakize arkadaşlar da yılmayan bu kavganın takipçileri oldular.

Sara arkadaşın mücadele azmi ve özgürlük çizgisindeki dirayeti özgürlüğe başkaldıran tüm kadınlar için takip edilmesi gereken bir çizgidir. Bu açıdan Rêber Apo ‘Kadın özgürlüğü Sakinenin mücadelesidir’ derken henüz yolun yarısında olduğumuz devrim mücadelesinde tıpkı Sara gibi mücadele ederek bu yarım kalan yolu devam edeceğiz. Her fırsatta kavgayı çok sevdiğini dillendiren bu büyük militan kadın, özgürlük yolunda çıkacak tüm engelleri Apocu kavga ile gidereceğimizi göstermiştir. Özellikle de düşmanın her yönüyle Kürt özgürlük mücadelemize yöneldiği bu dönemde Sara arkadaştan devraldığımız bitimsiz kavga mirası ile düşmanın saldırılarını karşılamak dönemin en etkili vazgeçilmez cevabı olacaktır. Sara arkadaş ‘Kürdistanı çok sevdiğini’ dillendirirken devamında ‘özgür eşit ve baştan sona çiçeklerle bezenen Kürdistan hayali’ bizim için bir vasiyettir. Onun için kesintisiz ve bütünlüklü bir kavgaya girişmenin zamanıdır. Her şey bizi büyük kavgaya davet ediyor. Despotik faşist bir sistem dayatarak savaş çığırtkanlığını yapan erkek egemen sistem karşısında yüreği insanlık için çarpan bütün kadınlar, ortak mücadele seferberliği ile büyük kavgaya tutuşmalıdır. Bunu yapmak için gerekçemiz her zamankinden daha güçlüdür ve bunu başarmak için her zamankinden daha güçlü ve hazırlıklıyız. Rêber Apo ‘Sakinelerin hesabını soracağım, bunu yapanları açığa çıkaracağım’ derken bu komplo karşısında tutumunu ve hedefini göstermiştir. Kadın özgürlük hareketi olarak önderliğimizin bu tutum ve hedefi bizim de öncelikli görevimiz olacaktır. Bunun için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Kavga gerekiyorsa kavga, örgütlülük gerekiyorsa örgütlülük, fedakarlık gerekiyorsa en büyük fedakarlığı sergilemekten kaçınmayacağız. Hem de Sakine yoldaş ile özdeşleşen mücadele tarzı ve kavgacı geleneği ile bu komploculardan hesap soracağız. Bir kez daha Sara çizgisinde olmanın gururunu ve onurunu yaşarken bu çizgiye bağlılığımızı yineliyor ve anılarını mücadelemizde yaşatarak başarı sözünü veriyoruz.”