22 Şub 2017

HDP'li Kadınlar: Öcalan'ın rolü kritik önemdedir; özgür olmalı

HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Taşdemir, Öcalan'ın özgürlüğünü talep ettiklerini belirterek, "Öcalan, derinleşen Kürt sorununun çözümünde kritik bir yere sahiptir.

15 Şubat 2017 Çarşamba 12:36
ANKARA - ANF

Türkiye’nin demokratikleşmesinde ön açıcı bir pozisyondadır ve barışın kalıcı hale gelmesindeki kilit rol oynamaktadır" dedi. Taşdemir, 16 Nisan'da yapılacak referandumda AKP-MHP ile hesaplaşacaklarını vurguladı.

HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Diran Dirayet Taşdemir, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a dönük Uluslararası 15 Şubat Komplosu'nun yıl dönümü ve referandum sürecine ilişkin basın toplantısı düzenledi. 

HDP Genel Merkezi'ndeki toplantıda Taşdemir, Öcalan'ın 18 yıldır ağırlaştırılmış tecrit koşullarında tutulduğunu belirtirken, İmralı’da uygulanan hukukun Türkiye ve uluslararası anayasalarda bir karşılığının olmadığını söyledi.

'ÖCALAN ÖN AÇICI POZİSYONDADIR'

Tecridin hukuk dışı bir uygulama ile gittikçe derinleştirildiğini kaydeden Taşdemir, "Öcalan, derinleşen Kürt sorununun çözümünde kritik bir yere sahiptir. Türkiye’nin demokratikleşmesinde ön açıcı bir pozisyondadır ve barışın kalıcı hale gelmesindeki kilit rol oynamaktadır. Sayın Öcalan, Türkiye’nin demokratikleşmesinde sözünü söyleyebileceği bir konumda olmalıdır. Sayın Öcalan özellikle barış ve mücadele süreçlerinde kadınların müzakere masasında oturması için yoğun bir çaba sarf etmiştir. Özgürlük talebimizi kadınlar olarak bir kez daha ifade etmek isteriz" dedi.

'SAYIN ÖCALAN'IN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ TALEP EDİYORUZ'

Öcalan'ın koşullarının tartışılması gerektiğine vurgu yapan Taşdemir, "Halkları kutuplaştıran bir anlayışla Türkiye’ye getirilen Sayın Öcalan’ın müzakere sürecindeki rolü dikkate alınmalıdır. Bugün hala devam ettirilen komplonun nihayete erdirilmesi için, barışın egemen kılınması için Sayın Öcalan’ın özgürlüğü tartışılmalıdır" diye belirtti.

Taşdemir, Öcalan'ın kadın özgürlük mücadelesinde ön açıcılığı ve tutumuyla önemli bir yer tuttuğunu ifade ederek, özellikle müzakere sürecinde kadınların da yer alması için yoğun emek sarf ettiğini söyledi. Taşdemir, şunları ifade etti: "Bu açıdan biz kadınlar Türkiye'nin demokratikleşmesi ve barış sürecinin çözümüne inananlar bir kez daha günün önemi itibariyle Öcalan'a uygulanan tecridin kaldırılması ve tekrar barış sürecine geri dönülmesi ve Öcalan'ın özgürlük talebini de biz kadınlar bir kez daha yineliyoruz."

'GELECEĞİMİZİN REFERANDUMU'

Taşdemir, referandumun sadece 18 maddelik taslağın oylanacağı bir süreç olmadığını söyleyerek, şöyle devam etti: "Birincisi bu Anayasa sürecine kadınlar başından itibaren dahil edilmemiştir. Bizler açısından 16 Nisan, kadınların özgürlüğünün, geleceğinin oylanmasıdır. Mücadele ederek elde ettiğimiz tarihsel kazanımlarımızı tekçi rejime teslim etmeyeceğiz. Kadın özgürlüğünün tek bir anlayışa teslim edildiğinde sonuçlarının ne olduğunu tarihten biliyoruz. Bu referandumu kendi geleceğimizin referandumu olarak değerlendiriyoruz." 

Kadınların "Hayır" demek için binlerce gerekçesinin olduğunu dile getiren Taşdemir, "Bakın sadece toplumsal yaşamda değil Meclis’te bile iktidarın öncülerinin kadını ötekileştiren, cinsiyetçi politikaları gündemleştiren kadın düşmanı söylemleri damgasını vurdu 14 yıla. Bu sözler kadınlara şiddet olarak döndü, 14 yılda kadına yönelik şiddetin binde bin dört yüz artması tesadüf değildir. Buna karşı bir direniş göstermek zorundayız. Bu politikalar kadınları karanlığa hapsetme tutumudur. Kendi özgürlüğümüzü tek bir adama teslim etmeyeceğiz" şeklinde konuştu.

Taşdemir, "Hayır"ı ev ev anlatarak referandum çalışması yürüteceklerinini aktararak, şunları ekledi: "Ev ev, sokak sokak kadınlara ulaşarak neden 'Hayır' diyeceğimiz dile getireceğiz. Kadınlar en çok toplumsal muhalefet içinde en fazla reaksiyon gösterenlerdir. 16 Nisan'da kadınlar bu bilinçle kendi özgürlüklerine sahip çıkacaktır. O gün sadece kazanımlarımızı korumayacağız. 17 Nisan’da bizler için yeni bir sürecin başlangıcı olacak."

'HESAPLAŞACAĞIZ'

HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Diran Dirayet Taşdemir, siyasi soykırım uygulamalarına da değinerek, şunları ifade etti:

"Siyasi soykırım referanduma ilişkin kaygılarını ortaya koyuyor. MYK üyesi Berfu Çolak ve Kadın Meclisi üyesi Nur Aytemur operasyonla gözaltına alındı. Bu gözaltılar yaşanan kaygının bir sonucudur. Onlar bin kişi alınsa da halkımız, onların yerine binler olup gelir. Bizler hesaplaşmayı 16 Nisan'da sandıkta göstereceğiz."