21 Şub 2017

CENİ: Asla unutmayacağız, affetmeyeceğiz, adalet talep ediyoruz

Merkezi Almanya’da bulunan CENI Paris katliamının aydınlatılması için yürüttükleri mücadelenin yükseltilerek devam edeceğini duyurdu.

9 Ocak 2017 Pazartesi 07:24
DÜSSELDORF - ANF

Yazılı bir açıklama yapan Kürt Kadın Barış Bürosu (CENI) PKK kurucularından Sakine Cansız, KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan ve Gençlik Hareketi üyesi Leyla Şahlemez’in dünya kadın hareketindeki önemine vurgu yaptı. Açıklamada, Fransa ve Almanya hükümetlerinin cinayetin aydınlatılması için taşıdıkları sorumluluklara dikkat çekildi.

Cinayete ilişkin bir çok bilgiye yer verilen açıklamada hiç bir koşul altında bu siyasi cinayetin rafa kaldırılmasına izin verilmeyeceği de belirtilen açıklama şöyle: “9 Ocak 2013' de üç Kürt kadın siyasetçi Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez Paris merkezinde katledildiler. Ocak 2017 tarihinde bu siyasi cinayetin aydınlatılması için yargılama süreci başlayacaktı, ancak yargılama sürecinin başlamasında kısa bir süre kala, davanın tek sanığı ve aynı zamanda MİT tetikçisi olan Ömer Güney şaibeli bir şekilde öldü.

Sakine Cansız özgürlük idealleri uğruna savaşan bir önder ve yaşayan bir efsaneydi. Hayatı boyunca özgür yaşamı inşa etme mücadelesi vererek sömürgecilerden ve faşizmden intikam alan Cansız, işkenceler altında cellatların yüzüne tükürerek, faşist TC devletinin salmak istediği korkuyu yerle bir etmiştir.

Fidan Doğan, Kürt Ulusal Kongresi (KNK) Paris temsilcisiydi. Genç yaştan itibaren Kürt Özgürlük Mücadelesi’nde yerini alan Fidan devrimci bir kadın diplomat olarak büyük bir azim ve tutkuyla, Kürtlerin mücadelesini uluslararası alanda dünya kamuoyuna tanıtma ve bu çerçevede ortak çalışma zeminini yaratmada konusunda çalışma yürüttü.

24 yaşındaki Leyla Şaylemez ise Kürt Gençlik Hareketi'nin bir üyesiydi. Leyla Şaylemez, genç kadınların özgün örgütlenmesi için büyük bir çaba ve emek sahibiydi.

Üç devrimci ve siyasetçi Kürt kadını 9 Ocak’ta 2013'de Paris şehir merkezindeki Kürdistan Enformasyon Bürosu’nda TC devletinin MİT tetikçisi Ömer Güney tarafından ateşli silah ile katledildi. Bu siyasi cinayet hem Kürt halkında hem de dünya kadın hareketinde büyük bir öfke ve acı yarattı.

Üç devrimci kadının öldürülmesinden birkaç gün sonra Paris de 100 bini aşkın insan sokaklara çıktı. Üç devrimci kadının cenazesi Kürtlerin başkenti olan Amed’te milyonlar tarafından karşılandı.

Ortaya çıkan ve basına yansıyan Ömer Güney’in MİT elemanları ile yaptığı konuşmanın ses kayıtları, Ömer Güney'in MİT tarafından Avrupa’da önde gelen Kürt siyasetçilerini öldürmek için görevlendirildiğini ispatlamaktadır.

Bunun ile beraber yapılan araştırmalar, katil zanlısı Güney’in Almanya’da aşırı milliyetçi gizli bir oluşumda yer aldığı ve burada MİT ile ilişkiye geçtiği ve Paris siyasi cinayetinin görevini üstlendiğini göstermektedir.

Ömer Güney Alman vatandaşıydı ve Almanya’da aşırı milliyetçi grup içerisinde faaliyet göstermekteydi. Almanya Anayasayı Koruma Örgütü’nün bundan haberdar olmaması kuşku uyandıran bir konudur. Bu anlamda Fransız resmi makamlarının yanında Almanya’nın büyük sorumluğu ve suç ortaklığı göz ardı edilemez. Sadece Fransız ve Alman resmi makamları bu siyasi cinayeti engellememek ile kalmadılar, buna katil zanlısının şüpheli bir biçimde ölümü eklenmektedir.

Fransız savcılığının 9 Temmuz 2015 tarihinde iddianameyi tamamlamasına rağmen, davanın başlaması 2017 Ocak ayına alınmıştır. Fransa resmi makamları sanığın ciddi sağlık sorunlarının olduğunun bilincindeydiler. Davanın başlaması sürekli erteleyerek sanığı davadan önce ölmesi ve bu siyasi cinayetin aydınlanmaması mı amaçlanıyordu? Türk istihbaratının yardımcı sorumlusunun 2015 yazında Paris Türk Büyükelçisi olarak atanması nasıl bir rol oynamaktadır?

Üç yıldır, Kürt kadınları olarak adaletin yerini bulması için mücadele ediyoruz. Her Çarşamba günü Paris katliamın aydınlatılması için protesto eylemleri yapıyoruz. Hiçbir koşul altında siyasi cinayetin dosya raflarında unutulmaya terk edilmesine izin vermeyeceğiz. Bu soğuk kanlı cinayetin tüm yönleri ile açığa çıkarılıp ve sorumlularından hesap sorulana kadar mücadelemize devam edeceğiz.”