Gülistan Kılıç Koçyiğit: İmralı'da neyi gizliyorsunuz?

AKP-MHP iktidarının İmralı’ya dair yalanının komisyon cevabıyla resmileştiğini belirten DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “İmralı’da neyi gizliyorsunuz? İmralı'dan neyi kaçırıyorsunuz” diye sordu.

İMRALI TECRİT, İŞKENCE VE SOYKIRIM SİSTEMİ

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Türk meclisi genel kurulunda Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanlığı’na (İHİK) yaptıkları başvuru üzerine Türk Adalet Bakanlığı’nın Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a dair verdiği yanıta ilişkin konuştu.

Abdullah Öcalan ve İmralı’da tutulan diğer tutsaklardan dört yıl bir aydır aile, dört yıl sekiz aydır da avukat görüşü yaptırılmadığını hatırlatan Gülistan Kılıç Koçyiğit, İmralı'da hiçbir hukuki kaygı, ahlaki tutum dikkate alınmadan tecrit rejimi uygulanmaya konulduğunu belirtti.

Bir cezalandırma rejimi değil bir yönetme tekniği olan İmralı tecrit sisteminin bütün ülke sathına da yayıldığına işaret eden Gülistan Kılıç Koçyiğit, İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna daha önceleri de başvuru yaptıklarını hatırlatarak, “Bakın, bize nasıl bir cevap göndermişler. Demiş ki Bakanlık; ‘Tecrit’ kavramından bahsedebilmek için mahkûmun avukatı, yakınları veya diğer mahkûmlarla olan iletişiminin tamamen ortadan kaldırılması gerekiyor.’ Peki, soruyoruz: Aile ve avukat görüşleri yasaklı değil mi? Sanki yıllardır görüşme bizzat iktidar tarafından engellenmiyormuş gibi bize dönüp Bakan Bey ‘tecrit’ kavramını anlatmış. O zaman söyleyin, 7 Ağustos 2019'dan beri kaç kez avukat görüşü yapıldı? Neden avukatlar İmralı’ya gidemiyor? Neden aileler İmralı’ya gidemiyor? Neden vasisi İmralı’ya gidemiyor?” diye konuştu. 

İNSANLIK SUÇUNU HER GÜN UYGULUYORSUNUZ

İktidarın siyasi olarak bir karar aldığını ve bu kararı uyguladığını ifade eden Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Avukatlar her hafta başvuru yapmasına rağmen görüştürmüyorsunuz. Yani devletin yalanı, iktidarın yalanı bugün komisyon cevabında resmîleşmiş oldu. Çünkü tecridin savunulacak bir yanı yok. Tecridi elbette ki savunamazsınız çünkü tecrit bir işkencedir, işkence bir insanlık suçudur ve bu insanlık suçunu her gün ama her gün uyguluyorsunuz, bunu pratikleştiriyorsunuz” vurgusunda bulundu.

İMRALI’DAN NEYİ KAÇIRIYORSUNUZ?

Gülistan Kılıç Koçyiğit, devamla şunları söyledi: “Biz soruyoruz: 2020, 2021, 2022, 2023 yıllarında hangi avukatlar ziyaret edebildi Sayın Öcalan’ı ve orada bulunan diğer mahpusları? Hiçbiri ziyaret edemedi. Bakın, mektup yasağı var, faks yasağı var; biz bunu söylüyoruz, ‘Hayır’ diyorsunuz ‘Yok.’ Peki, avukatların yazdığı mektupların ya da ailelerin yazdığı mektupların ulaşıp ulaşmadığını nereden bileceğiz? Hiçbir bağımsız denetleme mekanizması yok. CPT geliyor, İmralı'ya gidiyor, dönüyor, rapor tutuyor, raporunu açıklasın diyoruz, Türkiye buna da izin vermiyor. Biz soruyoruz: İmralı'da neyi gizliyorsunuz? İmralı'ya niye tecrit uyguluyorsunuz ve bu İmralı tecridiyle ne yapmaya çalışıyorsunuz? İktidarın bizzat kendisinin önce bu soruların cevabını vermesi gerekiyor. ‘Tecrit yok’ demekle tecrit yok olmuyor. 

“İmralı'da koyu bir tecrit var, İmralı'da işkence var” diyen Gülistan Kılıç Koçyiğit, milletvekillerine kendi ülkelerindeki işkenceye, kendi ülkemizdeki işkenceye sessiz kalmama çağrısında bulundu; “Birimizin hakkı ihlal edildiğinde, birimize hukuk dışı bir uygulama yapıldığında bu, bütün ülkenin hakkına, bütün ülkedeki yurttaşlara yapılmış demektir. İstisna hukukunu tanımıyoruz, istisna hukukuyla bu ülkeyi yönetme biçimini tanımıyoruz” dedi.  

Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Özgür bir ülkeyi, demokratik bir ülkeyi mutlaka inşa edeceğiz” diyerek konuşmasını tamamladı.